<h3>Kilis’in Musabeyli ilçesine bağlı Çayıraltı Köyü’nde Ata tohumuyla yetiştirilen buğdaylar, imece usulüyle ve geleneksel yöntemlerle kaynatılarak kışlık bulgur hazırlığının ilk adımı atıldı.</h3> <div></div> <div>Ökkeş ve Bestami Gün’ün öncülüğünde gerçekleştirilen hazırlıklarda, köyün geleneksel büyük kazanı olan “halle” kuruldu. Odun ateşinin üzerinde kaynayan buğdayların kokusu köyü sararken, ortaya hem nostaljik hem de duygusal görüntüler çıktı.</div> <div>Geleneksel yöntemlerle kaynatılan buğdaydan ilk çıkan hedik, sofraların baş köşesinde yerini aldı. Sıcacık hedik, emeğin ve üretimin bereketini simgelerken, köy sakinlerine çocukluk yıllarını yeniden hatırlattı.</div> <div></div> <div>Çayıraltı Köyü’nde gerçekleştirilen bulgur hazırlığı, yalnızca kışlık yiyecek hazırlamakla sınırlı kalmadı. İmece kültürüyle bir araya gelen vatandaşlar, geçmişten miras kalan gelenekleri yeni nesillere aktarmanın mutluluğunu yaşadı.</div> <div>Köydeki bu anlamlı buluşmada toprağın, emeğin ve alın terinin değeri bir kez daha ortaya çıktı. Şehir hayatının yoğun temposundan uzaklaşan vatandaşlar, köyün havasını soluyarak sofralarını paylaştı ve büyüklerinden öğrendikleri geleneksel bulgur hazırlama kültürünü çocuklarıyla birlikte yaşadı.</div> <div></div> <div>Ata tohumuyla yetiştirilen buğdayların geleneksel yöntemlerle işlenmesi, yerel üretimin ve kültürel mirasın korunması açısından da önemli bir örnek oluşturdu.</div> <div>Çayıraltı Köyü’nde kazanların kaynamasıyla birlikte yalnızca bulgurun değil, geçmişten geleceğe uzanan bir kültürün de yeniden canlandırıldığı görüldü. Köylüler için bu gelenek; toprağa, geçmişe, emeğe ve özlerine dönüşün en güzel örneklerinden biri oldu.</div> <h3> Haber: İbrahim Güneş</h3>