<div data-path-to-node="4">Birinci Dünya Savaşı'nın ardından yenik sayılan Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında, Fransa'nın başkenti Paris'e 3 kilometre uzaklıktaki Sevr (Sèvres) banliyösünde bulunan Porselen Fabrikası'nda tarihi bir imza töreni gerçekleşti. 10 Ağustos 1920 günü imzalanan <strong data-index-in-node="279" data-path-to-node="4">Sevr Antlaşması</strong>, sadece bir barış antlaşması değil, yüzyıllarca hüküm sürmüş bir imparatorluğun fiilen parçalanması ve Anadolu topraklarının işgalciler arasında bölüşülmesini öngören bir belgedir.</div> <h2 data-path-to-node="5">Antlaşmanın Ağır Şartları</h2> <div data-path-to-node="6">433 maddeden oluşan antlaşma, Osmanlı'yı adeta nefessiz bırakmayı hedefliyordu. En dikkat çeken maddelerden bazıları şunlardı:</div> <div data-path-to-node="7,0,0"><strong data-index-in-node="0" data-path-to-node="7,0,0">Sınırların Daraltılması:</strong> Doğu Trakya ve Batı Anadolu Yunanistan'a, Güney ve Güneydoğu Anadolu Fransa'ya, Güneybatı Anadolu ise İtalya'ya bırakılıyordu. Doğu Anadolu'da bağımsız bir Ermenistan ve özerk bir Kürdistan kurulması planlanıyordu.</div> <div data-path-to-node="7,1,0"><strong data-index-in-node="0" data-path-to-node="7,1,0">Boğazların Durumu:</strong> İstanbul ve Çanakkale Boğazları, içinde Türk delegesi bulunmayan uluslararası bir komisyon tarafından yönetilecekti.</div> <div data-path-to-node="7,2,0"><strong data-index-in-node="0" data-path-to-node="7,2,0">Askeri Kısıtlamalar:</strong> Osmanlı ordusu 50.700 kişiyle sınırlandırılacak, donanma terhis edilecek ve ordunun ağır silahları olmayacaktı.</div> <div data-path-to-node="7,3,0"><strong data-index-in-node="0" data-path-to-node="7,3,0">Ekonomik Teslimiyet:</strong> Kapitülasyonlar en ağır haliyle tüm İtilaf Devletleri'ni kapsayacak şekilde genişletilecek, devletin maliyesi tamamen yabancıların kontrolüne girecekti.</div> <h2 data-path-to-node="8">Ankara'nın Tavrı: "Yok Hükmündedir"</h2> <div data-path-to-node="9">Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki Ankara Hükûmeti, Sevr Antlaşması'nı şiddetle reddetti. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 19 Ağustos 1920'de aldığı kararla antlaşmayı imzalayanları ve onaylayanları "vatan haini" ilan etti. Milli Mücadele'nin fitilini daha da ateşleyen bu belge, Türk halkının bağımsızlık inancını perçinledi.</div> <div data-path-to-node="10">Hiçbir zaman Osmanlı Meclis-i Mebusanı tarafından onaylanmadığı için hukuken geçerlilik kazanmayan Sevr Antlaşması, Türk ordusunun Kurtuluş Savaşı'ndaki kesin zaferi neticesinde tarihin tozlu raflarına kaldırıldı. Onun yerini, 24 Temmuz 1923'te bağımsız ve egemen Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedi olan <strong data-index-in-node="305" data-path-to-node="10">Lozan Barış Antlaşması</strong> aldı.</div> <div data-path-to-node="12">Haber: Mehmet Reyhanlı</div>