<div data-path-to-node="1">Mora Yarımadası’nda başlayan bu hareket, imparatorluktan ayrılan ilk bağımsız devletin temellerini atmıştı.</div> <div data-path-to-node="2,0,0">yüzyılın başlarında milliyetçilik akımlarının tüm dünyada yayılmasıyla birlikte, Osmanlı idaresi altındaki topluluklarda bağımsızlık arayışları hız kazanmıştı. 25 Mart 1821 tarihinde, "Filiki Etaireia" (Dostluk Cemiyeti) adlı gizli örgütün organizasyonuyla Mora’da patlak veren isyan, kısa sürede geniş bir coğrafyaya yayıldı.</div> <h3 data-path-to-node="3">İsyanın Yayılması ve Uluslararası Boyut</h3> <div data-path-to-node="4">İsyanın ilk aşamalarında Osmanlı Devleti yerel güçlerle müdahale etmeye çalışsa da, isyanın uluslararası bir boyut kazanması süreci değiştirdi. Avrupalı devletlerin "Helen hayranlığı" (Filhellenizm) ve Rusya’nın sıcak denizlere inme stratejisi, isyancılara büyük bir diplomatik ve askeri destek sağladı. 1827 yılında Navarin’de Osmanlı ve Mısır donanmalarının müttefik güçler (İngiltere, Fransa, Rusya) tarafından yakılması, Osmanlı’nın bölgedeki askeri kontrolünü tamamen zayıflattı.</div> <h3 data-path-to-node="5">Bağımsızlık ve Osmanlı Üzerindeki Etkileri</h3> <div data-path-to-node="6">Savaşın sonunda imzalanan 1829 Edirne Antlaşması ve ardından 1830’da imzalanan Londra Protokolü ile Yunanistan tam bağımsız bir devlet olarak tanındı. Bu olay, Osmanlı İmparatorluğu için "çöküş döneminin" hızlandığı ve "Şark Meselesi"nin Avrupa diplomasisinin merkezine yerleştiği bir dönüm noktası oldu.</div> <div data-path-to-node="7">Yunanistan'ın bağımsızlığı, Balkanlar'daki diğer milletler için de bir ilham kaynağı oluştururken, Osmanlı İmparatorluğu'nun toprak bütünlüğünü koruma çabalarında yeni ve zorlu bir dönemin kapılarını araladı. Tarihçiler, 1821 isyanını sadece bir bağımsızlık savaşı değil, aynı zamanda modern ulus devlet yapısının Doğu Avrupa ve Balkanlar’daki ilk somut örneği olarak değerlendiriyor.</div> <h5 data-path-to-node="8">HABER MERKEZİ</h5>