Yine de vücudun verdiği bazı sinyaller, eksikliğe işaret ediyor.
En Sık Görülen Belirtiler
Sürekli yorgunluk ve halsizlik. D vitamini enerji üretiminde rol oynadığı için düşük seviyeler kendini kronik bitkinlik olarak gösterir.
Kas ve kemik ağrıları. Özellikle bacaklarda ve bel bölgesinde hissedilen ağrılar, kas güçsüzlüğü ve kolay yorulma, D vitamini eksikliğinin klasik belirtileri arasında yer alır.
Sık enfeksiyon geçirme. D vitamini bağışıklık sisteminin düzenlenmesinde görev alır. Eksikliği olan kişiler soğuk algınlığı, grip ve solunum yolu enfeksiyonlarına daha sık yakalanır.
Saç dökülmesi, yaraların geç iyileşmesi ve uykusuzluk da eksiklikle ilişkilendirilen diğer bulgular arasında sayılıyor.
Uzun Vadede Ne Olur?
Eksiklik uzun süre fark edilmez ve tedavi edilmezse, kalsiyum ve fosfor emilimi bozulur. Bunun sonucunda kemik yoğunluğu azalır, osteoporoz ve kırık riski artar. Çocuklarda uzun süreli ağır eksiklik raşitizme yol açabilir.
Kimler Risk Altında?
Güneş ışığına yeterince maruz kalmayanlar — ev içinde çalışanlar, gece vardiyasında çalışanlar, örtünen bireyler ve kuzey enlemlerde yaşayanlar — risk grubunun başında geliyor. Karaciğer veya böbrek hastalığı olanlar, bazı ilaçları (steroidler, kolesterol düşürücüler) kullananlar ve ileri yaş grubu da eksiklik açısından daha savunmasız.
Araştırma Aşamasındaki İddialar
D vitamininin kalp sağlığı, otoimmün hastalıklar ve bazı kanser türleri üzerindeki olası koruyucu etkisi bilim insanları tarafından hâlâ araştırılıyor. Bu alanlarda kesin bir sonuca varılmış değil; mevcut veriler henüz net bir neden-sonuç ilişkisi kurmaya yetmiyor.
Ne Yapılmalı?
D vitamini seviyesi, kandaki 25-hidroksi vitamin D (25(OH)D) ölçümüyle belirlenir. Seviyenin düşük çıkması durumunda güneşlenme süresini artırmak, D vitamini açısından zengin besinler tüketmek ve gerekiyorsa doktor kontrolünde takviye kullanmak öneriliyor. Kendi kendine yüksek doz takviye almak önerilmez; kontrolsüz kullanım kalsiyum seviyesinin aşırı yükselmesine (hiperkalsemi) yol açabilir.
