“Elektronik sigara bırakma yolu değil, bağımlılığın yeni formu”

“Elektronik sigara bırakma yolu değil, bağımlılığın yeni formu”

Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı Doç. Dr. Pınar Atagun, elektronik sigaranın sigarayı bırakmak için bir çözüm olmadığını belirterek “Nikotin bağımlılığının sürdürülebilir yeni bir formudur” dedi.

Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı Doç. Dr. Pınar Atagun, sigara bağımlılığıyla mücadelede elektronik sigaraya yönelme eğilimiyle ilgili uyarılarda bulundu. Sigaranın yalnızca bir alışkanlık olarak görülmesinin büyük bir yanılgı olduğunu vurgulayan Atagun, bağımlılığın beynin haz merkezini etkileyen biyolojik ve uzun soluklu bir hastalık olduğunu söyledi.

“Sigara erkeklerde madde bağımlılığı, kadınlarda dert ortağı”

Sigaranın kadın ve erkeklerde beyinde farklı merkezleri etkilediğini belirten Atagun, bu durumun bağımlılığın seyrini de değiştirdiğini anlattı. Erkeklerde bağımlılığın daha çok “madde bağımlılığı” şeklinde ilerlediğini, stres ve öfke anlarında sigaranın rahatlama aracı olarak kullanıldığını söyledi.

Kadınlarda ise daha duygusal bir bağın öne çıktığını ifade eden Atagun, sigaranın çoğu zaman “dert ortağı” gibi görüldüğünü dile getirdi. Bu nedenle tedavi yaklaşımının da farklılaştığını kaydeden Atagun, erkeklerde nikotin replasman tedavileri ve ilaçların daha etkili olabildiğini, kadınlarda ise psikososyal destekle tedavinin birlikte yürütülmesi gerektiğini belirtti.

“Elektronik sigara kullanan gençlerde akciğer sönmesini sık görüyoruz”

Elektronik sigaranın bir “kurtuluş yolu” olarak sunulmasına karşı çıkan Doç. Dr. Atagun, özellikle gençlerde ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaştıklarını söyledi. Elektronik sigara kullanan genç hastalarda pnömotoraks (akciğer sönmesi) vakalarını sık gördüklerini belirten Atagun, bu ürünlerde nikotinle birlikte ağır metaller ve kanserojen maddeler içerebilen buharın solunduğunu, bunun önemli bir risk oluşturduğunu ifade etti.

“Sigarayı bıraktım demek için 12 ay geçmeli”

Sigara bırakıldıktan sonra vücudun hızla onarıma geçtiğini anlatan Doç. Dr. Atagun, tamamen bırakıldığının söylenebilmesi için 12 ayın önemli bir eşik olduğunu kaydetti. İlk 24 saatte bile kalp krizi riskinin azalmaya başladığını, sonraki haftalarda nefes darlığı ve sekresyon gibi şikayetlerin gerilediğini; tat ve koku duyularının yeniden güçlendiğini söyledi.

“Mücadeleyi bırakmayın, polikliniklere başvurun”

Sigara bağımlılığının uzun vadede akciğer kanseri ve KOAH gibi ağır hastalıklara yol açtığını hatırlatan Atagun, sigarayı bırakmak isteyenlerin sigara bırakma polikliniklerine başvurması gerektiğini vurguladı. “Bir kere denedik olmadıysa bir daha denemeliyiz” diyerek sürecin tekrarla ve destekle başarıya ulaşabileceğini söyledi.

Haber: Mehmet REYHANLI
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ