İsrail'den Endişe Yaratan Açıklama: "Saldırılar Yeniden Başlayabilir"

İsrail'den Endişe Yaratan Açıklama: "Saldırılar Yeniden Başlayabilir"

ABD ve İran arasında Pakistan'da yürütülen 21 saatlik diplomatik maratonun sonuçsuz kalması, Orta Doğu'yu yeni bir askeri çatışmanın eşiğine getirdi; İsrail "anlaşma yoksa saldırı var" mesajını verdi.

Diplomatik Sürecin Çöküşü Askeri Seçenekleri mi Masaya Getirdi?

İslamabad’da ABD Başkan Yardımcısı JD Vance liderliğinde yürütülen ve bölge istikrarı için "nihai teklif" olarak nitelendirilen müzakerelerin çökmesi, İsrail kanadında sert yankı buldu. Ekonomi Bakanı Nir Barkat ve Enerji Bakanı Eli Cohen, diplomatik yolun tıkanmasıyla birlikte İran’a yönelik askeri operasyonların her an yeniden başlayabileceğini duyurdu. Bakan Cohen, ABD Başkanı Donald Trump’ın nükleer program konusundaki "kırmızı çizgilerini" hatırlatarak, nükleer bir tehdidin ancak sahada verilecek sert bir yanıtla durdurulabileceğini savundu ve anlaşma sağlanamazsa saldırının kaçınılmaz olduğunu vurguladı.

Hürmüz Boğazı ve Nükleer Krizde "Geri Dönülemez" Nokta mı?

İran tarafı, Washington’ı "maksimalist ve tek taraflı" taleplerle süreci sabote etmekle suçlarken, Tahran’dan küresel piyasaları sarsacak bir çıkış geldi. İran lideri Hamaney’in Başdanışmanı Ali Ekber Velayeti, Hürmüz Boğazı’nın kontrolünün tamamen İran’ın elinde olduğunu belirterek "Boğazın anahtarı bizim güçlü ellerimizdedir" ifadesini kullandı. Bu açıklama, olası bir askeri hareketlilik durumunda dünya petrol arzının kesintiye uğrayabileceği ve küresel enerji fiyatlarının kontrol edilemez bir noktaya ulaşabileceği yönündeki kaygıları zirveye taşıdı. İran Meclis Başkanı Kalibaf ise Washington’ın güven oluşturamadığını belirterek yeni bir müzakere turuna kapıları kapattı.

Saldırıların Kapsamı Lübnan Altyapısına mı Genişliyor?

İsrailli Bakan Eli Cohen’in sadece İran ile sınırlı kalmayan, Lübnan’ın genel altyapısını da hedef alan çağrıları krizin çapını büyüttü. Cohen, saldırıların sadece Dahiye bölgesiyle kısıtlı kalmaması gerektiğini, Lübnan’ın kritik tesislerinin ve ulusal altyapısının da hedef alınması gerektiğini kabinede açıkça dile getirdiğini belirtti. Diplomatik çözüm umutlarına mesafeli yaklaşan İsrail yönetimi, Washington'u ya uzun soluklu pasif bir müzakereye ya da İsrail ile birlikte daha sert bir askeri stratejiye yönelme tercihiyle baş başa bıraktı. Bölgedeki bu tıkanma, 2026 yılının en büyük küresel güvenlik krizlerinden biri olarak nitelendiriliyor.

Haber Merkez
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ