Küresel piyasalarda gerilim satışı

Küresel piyasalarda gerilim satışı

Orta Doğu’da tırmanan kriz, petrol ve tahvil faizlerini yukarı çekti. Hisse senetleri ve altında ise haftaya sert satış baskısı başladı.

Orta Doğu’da yükselen jeopolitik tansiyon, yeni haftanın ilk işlem gününde küresel piyasalara sert satış dalgası olarak yansıdı. ABD ile İran hattında art arda gelen sert açıklamalar, Hürmüz Boğazı çevresindeki riskler ve enerji arzına ilişkin endişeler, yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşmasına neden oldu.

Piyasalarda özellikle petrol fiyatlarındaki yükselişin yeniden enflasyon baskısını artırabileceği beklentisi öne çıktı. Bu tablo, başta ABD Merkez Bankası olmak üzere büyük merkez bankalarının faiz politikasına ilişkin beklentileri de değiştirdi. Daha önce bu yıl için fiyatlanan faiz indirim ihtimali büyük ölçüde ortadan kalkarken, piyasalarda yeniden daha sıkı para politikası senaryoları konuşulmaya başlandı.

Tahvil faizleri yükseldi, dolar güçlü kaldı

Artan enflasyon korkusu ve jeopolitik risklerin kısa sürede sona ermeyeceği düşüncesi, tahvil piyasalarında da baskıyı artırdı. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,4180 seviyesine çıkarak son yaklaşık 8 ayın en yüksek düzeyini gördü. Daha sonra yüzde 4,40 civarında dengelenen faiz oranı, piyasalardaki tedirginliğin boyutunu ortaya koydu.

Dolar endeksi de 100 seviyesinin çevresindeki güçlü görünümünü korudu. Güçlenen dolar ve yükselen tahvil faizleri, özellikle emtia piyasalarında fiyatlamaları doğrudan etkiledi.

Altında sert geri çekilme

Son dönemde güvenli liman talebiyle yükselen altın, yeni haftaya sert kayıpla başladı. Geçen haftayı yüzde 10,4 düşüşle tamamlayan ons altın, haftanın ilk işlem gününde de yüzde 3,2 gerileyerek 4 bin 350 dolar seviyesine kadar indi. Böylece altının yıl başından bu yana sağladığı kazancın büyük bölümü silinmiş oldu.

Piyasalarda altın üzerindeki baskının temel nedeni olarak, Fed’in faiz indirimi beklentilerinin zayıflaması, doların güç kazanması ve tahvil getirilerinin yükselmesi gösterildi.

Petrol 108 doların üzerine çıktı

Küresel piyasaların en yakından izlediği başlıklardan biri ise enerji fiyatları oldu. Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerin azalabileceği ve bölgedeki çatışmaların enerji sevkiyatını aksatabileceği endişesi, petrol fiyatlarını yukarı taşıdı. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,8 artışla 108,7 dolar seviyesinde işlem gördü.

Petrol fiyatlarındaki bu yükseliş, sadece enerji ithalatçısı ülkeler açısından değil, küresel enflasyon görünümü bakımından da riskleri artırdı. Yatırımcılar, petrolün kalıcı biçimde yüksek seyretmesi halinde hem üretim maliyetlerinin hem de tüketici fiyatlarının yeniden yukarı gidebileceğini değerlendiriyor.

Avrupa’da faiz baskısı derinleşti

Enerji fiyatlarındaki artış Avrupa piyasalarını da doğrudan etkiledi. Enflasyon endişesinin yeniden güç kazanmasıyla birlikte Avrupa Merkez Bankasının gelecek toplantısında faiz artışına gidebileceği beklentisi yüzde 78 ihtimalle fiyatlanmaya başladı.

Tahvil piyasalarında ise son yılların en sert yükselişlerinden biri görüldü. Fransa’nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,75 ile Nisan 2011’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. İngiltere’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5 sınırına yaklaşarak Temmuz 2008’den bu yana en yüksek düzeyini test etti. Almanya’nın 10 yıllık tahvil faizi Temmuz 2011’den bu yana ilk kez yüzde 3’ün üzerine çıktı. İspanya’nın 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 3,58 ile son dönemin zirvelerinden birine ulaştı.

G7’den enerji ve deniz güvenliği mesajı

G7 ülkeleri dışişleri bakanları ile Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas tarafından yapılan ortak açıklamada, Hürmüz Boğazı başta olmak üzere kritik deniz yollarında güvenliğin korunmasının hayati önemde olduğu vurgulandı.

Açıklamada enerji tedarik zincirlerinin korunmasının ve enerji piyasalarında istikrarın sağlanmasının öncelikli olduğu belirtilirken, Uluslararası Enerji Ajansının üyelerinin daha önce petrol rezervlerinin kullanıma açılmasına yönelik karar aldığı hatırlatıldı. G7 cephesi, küresel enerji arzını desteklemek için gerekli adımların atılmaya hazır olduğunu duyurdu.

Asya borsalarında sert düşüş

Orta Doğu kaynaklı gerilim, Asya piyasalarında da sert satışları beraberinde getirdi. Özellikle enerji ithalatına bağımlı ekonomilerde artan maliyet baskısı, büyüme görünümüne ilişkin endişeleri artırdı.

Japonya ve Güney Kore piyasaları öncülüğünde bölgede geniş çaplı düşüşler yaşandı. Kapanışa yakın verilerde Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 5,5, Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 3,3, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 3,2 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 2,2 geriledi.

Analistler, Japonya ve Güney Kore’nin enerji arzındaki olası aksamalar karşısında daha kırılgan görülmesi nedeniyle bu iki piyasanın satış baskısından daha sert etkilendiğini belirtiyor.

Borsa İstanbul da haftaya baskıyla girdi

Yurt içinde de satış eğilimi etkili oldu. Ramazan Bayramı arifesi nedeniyle perşembe günü yarım gün açık olan piyasalarda Borsa İstanbul satıcılı bir seyir izledi. BIST 100 endeksi günü yüzde 0,51 kayıpla 13.047,72 puandan tamamladı.

Dolar/TL ise cuma gününü 44,2980 seviyesinden kapatmasının ardından yeni haftanın açılışında yüzde 0,1 artışla 44,3240 seviyesinden işlem gördü.

Gözler veri takviminde

Piyasalar bugün hem Türkiye’de hem de yurt dışında açıklanacak makroekonomik verileri de yakından izliyor. Türkiye’de tüketici güven endeksi, yurt dışı üretici fiyat endeksi ve haftalık para-banka istatistikleri takip edilirken, ABD’de Chicago Fed ulusal aktivite endeksi ile inşaat harcamaları, Avro Bölgesi’nde ise tüketici güven endeksi öne çıkıyor.

Analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 12.900 ve 12.800 puanın destek, 13.200 ve 13.300 seviyelerinin ise direnç konumunda bulunduğunu belirtiyor.

Haber: Mehmet REYHANLI
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ