Pekin’in Paravan Şirketleri İran’a Kritik Mühimmat mı Sağlıyor?
The New York Times tarafından aktarılan ve Washington koridorlarını hareketlendiren bilgilere göre; Çin, Tahran yönetimine sadece ekonomik değil, doğrudan askeri kapasiteyi artıracak stratejik materyaller sevketmeye başladı. İstihbarat raporları, Pekin merkezli paravan şirketlerin, İran’ın füze programında hayati önem taşıyan özel kimyasal maddeleri, roket yakıtı bileşenlerini ve hassas elektronik devreleri bölgeye ulaştırdığını iddia ediyor.
En dikkat çekici iddia ise, omuzdan atılan ve alçak irtifa uçakları ile İHA’lar için büyük tehdit oluşturan gelişmiş hava savunma sistemlerinin (MANPADS) çoktan İran envanterine girmiş olabileceği yönünde. Bu sevkiyatların, bölgedeki hava üstünlüğünü dengelemek adına yapıldığı ve "ticari ürün" maskesi altında gerçekleştirildiği belirtiliyor.
Rusya İstihbarat Desteğiyle Sahada Dengeyi mi Değiştiriyor?
Madalyonun diğer yüzünde ise Rusya’nın İran Devrim Muhafızları ile olan derin teknolojik iş birliği yer alıyor. ABD’li yetkililer, Moskova’nın Ukrayna savaşındaki tecrübesini ve gelişmiş uydu ağını İran’ın hizmetine sunduğunu savunuyor. İddialara göre Rus askeri uyduları, Orta Doğu’daki ABD askeri üslerinin hareketliliğini, uçak gemisi gruplarının konumlarını ve kritik lojistik hatlarını anlık olarak Tahran’a raporluyor.
Bu veri akışının, olası bir çatışma anında İran’ın hedef belirleme kapasitesini kat kat artırdığı ifade ediliyor. Rusya’nın doğrudan "öldürücü" silah transferi konusunda temkinli davrandığı ancak gıda, lojistik destek ve "istihbarat kalkanı" sağlama konusunda sınırları zorladığı, bunun da Washington'da "nihai tekliflerin reddedilmesi" sonrası oluşan gerginliği tırmandırdığı vurgulanıyor.
Pekin’in Mesafeli Duruşu, Aktif Bir Müdahaleye mi Dönüşüyor?
Washington yönetiminde asıl korku yaratan durum ise, Pekin’in geleneksel "dengeli ve mesafeli" dış politikasından sapma emareleri göstermesi. Çin hükümeti içindeki radikal grupların, İran’a açık ve tam kapsamlı askeri destek verilmesini savunduğu, bu görüşün son dönemde daha fazla taraftar topladığı belirtiliyor. Bu durumun, Orta Doğu’daki vekalet savaşlarını küresel bir süper güç hesaplaşmasına dönüştürme riski taşıdığı kaydediliyor.
ABD ulusal güvenlik uzmanları, Çin ve Rusya’nın bu dolaylı müdahalelerinin, bölgedeki ateşkes umutlarını tamamen söndürebileceğini ve İran’ı diplomatik masadan uzaklaştırarak askeri çözümlere daha fazla itebileceğini raporluyor. Bölgedeki suların ısınmasıyla birlikte, Batı ittifakının bu "yeni şer eksenine" karşı nasıl bir yaptırım haritası izleyeceği merakla bekleniyor.
