Balkan Savaşları, 20. yüzyılın başlarında bölgenin kaderini derinden etkileyen çatışmalardı. Birinci Balkan Savaşı'nda Osmanlı İmparatorluğu'na karşı birleşen Bulgaristan, Sırbistan, Yunanistan ve Karadağ, zaferin ardından elde ettikleri toprakları paylaşma konusunda derin bir anlaşmazlığa düştü.
Özellikle Bulgaristan'ın aslan payını alarak aşırı büyümesi, diğer Balkan devletlerini rahatsız etti. Bu kriz, 1913 yazında müttefiklerin birbirine girmesiyle İkinci Balkan Savaşı'nın patlak vermesine neden oldu. Eski müttefiklerinin yanı sıra, savaşa yeni dahil olan Romanya ve kaybettiği toprakları (özellikle Edirne'yi) geri almak için hızla harekete geçen Osmanlı İmparatorluğu da Bulgaristan'a karşı cephe açtı.
Bulgaristan'ın Yenilgisi ve Antlaşma Şartları
Dört bir yandan kuşatılan ve orduları çökme noktasına gelen Bulgaristan, barış istemek zorunda kaldı. Taraflar, Romanya'nın başkenti Bükreş'te bir araya geldi ve 10 Ağustos 1913 tarihinde Bükreş Antlaşması imzalandı. Osmanlı İmparatorluğu bu antlaşmanın doğrudan tarafı olmasa da, bölgedeki savaşın sonuçlarından doğrudan etkilendi.
Antlaşmanın getirdiği yeni düzen şöyleydi:
-
Makedonya'nın Paylaşımı: Bulgaristan, Birinci Balkan Savaşı'nda kazandığı toprakların büyük bir kısmını kaybetti. Makedonya bölgesi; Yunanistan, Sırbistan ve Bulgaristan arasında yeniden paylaşıldı ancak en büyük payı Yunanistan ve Sırbistan aldı.
-
Dobruca Kaybı: Bulgaristan, stratejik öneme sahip Güney Dobruca bölgesini Romanya'ya bırakmak zorunda kaldı.
-
Osmanlı'nın Kazanımı (Dolaylı Sonuç): Bükreş masasında yer almayan Osmanlı ordusu, Bulgar ordusunun çöküşünden faydalanarak Edirne ve Kırklareli'yi tek kurşun atmadan geri aldı. Bu durum, kısa süre sonra Bulgaristan ile imzalanacak olan İstanbul Antlaşması'nın da zeminini hazırladı.
Yeni Bir Savaşın Tohumları
Bükreş Antlaşması, Balkanlar'a kalıcı bir barış getirmekten ziyade haritayı geçici olarak donduran bir ateşkes niteliğindeydi. Beklentilerinin çok altında kalan ve ağır toprak kayıpları yaşayan Bulgaristan'da oluşan büyük hayal kırıklığı ve intikam hissi, sadece bir yıl sonra başlayacak olan Birinci Dünya Savaşı'nda ülkenin İttifak Devletleri safında savaşa girmesindeki en büyük etkenlerden biri oldu.
