Kurtuluş Savaşı'nın cephelerdeki emsalsiz zaferinin ardından diplomasi masasında kazanılan en büyük başarı olan Lozan Barış Antlaşması, bundan tam 102 yıl önce bugün resmen yürürlüğe girdi. 24 Temmuz 1923'te İsviçre'nin Lozan kentinde imzalanan tarihi antlaşma, meclis onay süreçlerinin ülkeler tarafından tamamlanmasının ardından 6 Ağustos 1924 tarihinde uluslararası arenada hukuki geçerlilik kazandı.
Kapitülasyonlar Tarihe Karıştı, Ekonomik Zincirler Kırıldı
Lozan Barış Antlaşması'nın yürürlüğe girmesiyle birlikte, Osmanlı İmparatorluğu'nun boynunda asırlardır bir kement gibi duran ve yerli üretimi felç eden kapitülasyonlar kesin olarak kaldırıldı. Düyun-u Umumiye (Genel Borçlar) idaresinin baskısı sona erdirilerek, Türkiye Cumhuriyeti'nin tam bağımsız ekonomik politikalar üretebilmesinin önü açıldı. Yabancı devletlerin mali imtiyazları sıfırlanırken, Türk ekonomisinin temelleri bağımsızlık ilkesiyle yeniden atıldı.
Sevr Yırtılıp Atıldı: Sınırlar Kesinleşti
Birinci Dünya Savaşı sonrasında dayatılan ve Türk milletini Anadolu'nun küçük bir bölgesine hapsetmeyi amaçlayan Sevr Antlaşması, Lozan ile birlikte tarihin çöplüğüne atıldı. Antlaşma kapsamında Türkiye'nin Yunanistan ve Bulgaristan sınırları kesinleşirken, Suriye sınırı 1921 Ankara Antlaşması temel alınarak çizildi. Irak sınırı sorunu ise daha sonra çözülmek üzere ertelendi. Boğazlar meselesi o dönem için başkanı Türk olan uluslararası bir komisyona bırakılsa da, Türkiye'nin egemenlik hakları büyük ölçüde güvence altına alındı (Bu durum 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile tamamen lehimize çözülecekti).
Azınlıklar Meselesi ve Nüfus Mübadelesi
Lozan'ın en kritik siyasi başarılarından biri de Türkiye sınırları içinde yaşayan tüm gayrimüslim azınlıkların doğrudan Türk vatandaşı sayılarak ayrıcalıklarına son verilmesiydi. Böylece Avrupalı devletlerin yüzyıllardır azınlıkları bahane ederek iç işlerimize karışma yolları tamamen kapatıldı. Ayrıca Türkiye ile Yunanistan arasında, İstanbul'daki Rumlar ve Batı Trakya'daki Türkler hariç olmak üzere kapsamlı bir nüfus mübadelesi (değişimi) karara bağlandı.
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün vizyonu ve İsmet İnönü liderliğindeki Türk heyetinin tavizsiz duruşuyla şekillenen Lozan, sadece bir barış antlaşması değil; aynı zamanda genç Türkiye Cumhuriyeti'nin dünya devletleri ile eşit şartlarda, başı dik bir şekilde var olmasını sağlayan onurlu bir "tapu senedi" olarak 102 yıldır dimdik ayakta duruyor.
