Karar Neyle İlgili?
28 Nisan 2026 tarihli, 2026/1495 esas ve 2026/3952 karar sayılı kararda Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin kendi talebi ve rızasıyla 10 günden daha kısa sürelerle kullandığı yıllık izinlerin, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi için tek başına yeterli bir gerekçe oluşturmayacağına oy birliğiyle hükmetti.
Dava Nasıl Ortaya Çıktı?
Karara konu olan davada, bir gümrük müşavirliği şirketinde 16 Aralık 2013 ile 27 Nisan 2022 tarihleri arasında yaklaşık 9 yıl çalışan bir gümrük müşavir yardımcısı, iş yoğunluğu gerekçesiyle yıllık izinlerini bir defada en fazla 6 gün olacak şekilde parçalar halinde kullanabildiğini, kullanmadığı izinlerin ücretinin de ödenmediğini öne sürerek iş sözleşmesini haklı nedenle feshetti. Yerel mahkemede işçi lehine sonuçlanan dava, işverenin itirazı üzerine Yargıtay'a taşındı.
Yargıtay'ın Gerekçesi
Yargıtay, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 56'ncı maddesindeki, yıllık ücretli iznin işveren tarafından bölünemeyeceği ve tarafların anlaşmasıyla bölünmesi halinde dahi izinlerden birinin 10 günden az olamayacağı hükmünü hatırlattı. Ancak somut olayda kullandırılan izinlerin 10 günden kısa olmasının, işçinin kendi talebi ve rızasıyla gerçekleştiğine dikkat çekti. Yüksek Mahkeme, işçinin daha uzun süreli izin kullanmak için en az bir ay önceden işverene yazılı başvuruda bulunduğunu ve bu talebin işveren tarafından tek taraflı olarak kısaltıldığını ispatlayamadığını belirledi. İşverenin uzun bir süre boyunca hiç izin kullandırmadığı veya izin taleplerini gerekçesiz şekilde sürekli reddettiği de kanıtlanamadı.
Sonuç: Fesih Haksız, Tazminat Yok
Bu değerlendirmeler doğrultusunda Yargıtay, işçinin yaptığı feshin haklı nedene dayanmadığına hükmederek kıdem tazminatı yönündeki kararı bozdu. Kararın öne çıkan noktası, 10 günden kısa kullanılan her yıllık iznin otomatik olarak hukuka aykırı sayılmaması; işçinin uzun süreli izin talebinin işveren tarafından belgeyle kanıtlanabilir şekilde reddedildiği veya kısaltıldığı durumlarda ise sonucun değişebileceği.
