ANKARA (AA) – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 24 TV'de katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. NATO Ankara Zirvesi'nden savunma sanayisine, F-35 sürecinden ekonomiye, yeni anayasa çalışmalarından yapay zekaya kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, Türkiye'nin hem dış politikada hem ekonomide hem de demokratikleşme alanında güçlü adımlar attığını söyledi.
"Dünya yeni bir döneme giriyor"
Dünyada güç dengelerinin yeniden şekillendiğini belirten Yılmaz, uluslararası kurumların zayıfladığı, çatışmaların ve belirsizliklerin arttığı bir süreç yaşandığını ifade etti. Bu gelişmelerden NATO'nun da etkilendiğini belirten Yılmaz, Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi'nin ittifakın yeniden toparlanma iradesini ortaya koyduğunu söyledi.
Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarını artırdığına dikkat çeken Yılmaz, Avrupa Birliği'nin "SAFE" programıyla yaklaşık 800 milyar avroluk ortak savunma bütçesi oluşturduğunu, tek tek ülkelerin de savunma yatırımlarını artırmaya başladığını ifade etti.
"NATO Ankara Zirvesi Türkiye'nin gücünü gösterdi"
Ankara'nın böylesine büyük bir organizasyona başarıyla ev sahipliği yaptığını belirten Yılmaz, zirvenin hem organizasyon hem de içerik açısından büyük takdir topladığını söyledi.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin kendisine, "Bir sonraki ülkenin işi çok zor, çıtayı çok yükseğe koydunuz." dediğini aktaran Yılmaz, zirvenin Türkiye'nin uluslararası prestijini daha da güçlendirdiğini ifade etti.
Yılmaz, bu yıl Antalya Diplomasi Forumu, Türk Devletleri Teşkilatı Liderler Zirvesi ve COP31 gibi önemli organizasyonların da Türkiye'de yapılacağını belirterek, "Dünyanın güvenlik, diplomasi ve çevre meseleleri bu yıl Türkiye'de konuşuluyor. Bu tablo tüm vatandaşlarımız için gurur vericidir." dedi.
"Savunma sanayisi bağımsızlığın teminatıdır"
Savunma sanayisinin yalnızca askeri bir konu olmadığını vurgulayan Yılmaz, bağımsız dış politika izleyebilmenin güçlü savunma sanayisinden geçtiğini belirtti.
"Bağımsız dış politika izleyecekseniz bir savunma sanayiniz olmak zorunda. Başkalarının size sağladığı imkanlarla güvenliğinizi sağlıyorsanız bağımsız hareket edemezsiniz." diyen Yılmaz, Türkiye'nin savunma sanayisinde büyük mesafe kat ettiğini söyledi.
Ordunun kullandığı ürünlerde yerlilik oranının yüzde 80'in üzerine çıktığını belirten Yılmaz, Türkiye'nin savunma sanayi ihracatında dünyada 11'inci sırada bulunduğunu ve kısa sürede ilk 10 ülke arasına girmeyi hedeflediğini ifade etti.
Geçen yıl savunma sanayi ihracatının 10 milyar doları geçtiğini, son 12 aylık ihracatın ise 11 milyar doların üzerine çıktığını belirten Yılmaz, sektörde yaklaşık 100 bin kişinin çalıştığını, çalışanların yaş ortalamasının ise 34 olduğunu söyledi.
"Gelecek bizim, gelecek Türkiye'nin." diyen Yılmaz, genç nüfusun Türkiye'nin en büyük avantajlarından biri olduğunu vurguladı.
F-35 ve yaptırımlar
ABD ile savunma alanındaki ilişkileri de değerlendiren Yılmaz, müttefik ülkeler arasında yaptırım uygulanmasının doğru olmadığını söyledi.
Türkiye'nin geçmişte çeşitli ambargo ve kısıtlamalarla karşı karşıya kaldığını belirten Yılmaz, buna rağmen yerli savunma sanayisinin geliştiğini ifade ederek, "Eskiden bize kısıtlama uygulayan ülkelere bugün savunma sanayi ürünü ihraç ediyoruz. Paramızla satın alamadığımız ürünleri bugün biz başkalarına satıyoruz." dedi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın "Dostlarımıza yaptırım uygulayamayız." yönündeki açıklamasını hatırlatan Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Trump arasındaki diyaloğun olumlu ilerlediğini belirtti.
"Bundan sonraki süreci hep birlikte takip edeceğiz ama artık top Amerikan yönetiminde. Onların gereğini yapacaklarına inanıyoruz." ifadelerini kullandı.
"Mehter karşılaması kimliğimizi yansıttı"
NATO Zirvesi'nde liderlerin mehter marşıyla karşılanmasının anlamlı olduğunu belirten Yılmaz, bunun Türkiye'nin köklü devlet geleneğini ve medeniyet birikimini yansıttığını söyledi.
Geçmişini bilen milletlerin geleceğe daha güçlü yürüdüğünü ifade eden Yılmaz, Türkiye'nin tarihinden güç alan bir ülke olduğunu dile getirdi.
"Enflasyon yüzde 75'lerden yüzde 32'ye düştü"
Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, 2023 yılında yüzde 75 seviyelerine kadar çıkan enflasyonun uygulanan ekonomi programıyla yüzde 32 seviyelerine gerilediğini söyledi.
ABD/İsrail-İran savaşının küresel ekonomide olduğu gibi Türkiye ekonomisini de olumsuz etkilediğini belirten Yılmaz, özellikle hizmet sektörünün enflasyonu yukarı çektiğini ancak temel mallarda enflasyonun yüzde 17,4 seviyesine kadar gerilediğini ifade etti.
Ekonomide beklentilerin büyük önem taşıdığını vurgulayan Yılmaz, sosyal medyada oluşturulan olumsuz algının beklentileri bozduğunu söyledi.
"Popülist politikalar ülkeye zarar verir"
Enflasyonla mücadelenin sürdürülebilir büyüme ve sosyal adalet açısından vazgeçilmez olduğunu ifade eden Yılmaz, kalıcı refahın ancak sağlıklı ekonomi politikalarıyla sağlanabileceğini belirtti.
Muhalefetin popülist söylemlerini eleştiren Yılmaz, sloganlarla ekonominin yönetilemeyeceğini, geçmişte bunun ağır bedellerinin ödendiğini söyledi.
AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın planlı ve programlı politikalar uyguladığını ifade eden Yılmaz, dengeli büyümenin temel hedef olduğunu kaydetti.
"2027'de enflasyon yüzde 20'nin altına inecek"
Enflasyonun bu yıl normal şartlarda yüzde 20'li seviyelere düşmesinin hedeflendiğini ancak savaş nedeniyle bu hedefte sapma yaşandığını belirten Yılmaz, Merkez Bankasının yeni tahminlerine işaret ederek şunları söyledi:
"Önümüzdeki yıl için yüzde 20'nin altına doğru gitmenin önemli bir hedef olduğunu düşünüyorum. 2027 için yüzde 20'nin altına doğru gidecektir. Bu da büyük oranda rahatlatacaktır. Asıl hedefimiz ise yeniden tek haneli enflasyona ulaşmaktır. Yüzde 20'nin altına geldiğimizde vatandaşlarımız bunu günlük hayatlarında çok daha net hissedecekler."
"Yapay zeka üretimin merkezinde olacak"
Türkiye'nin savunma sanayisinde yakaladığı başarıyı sağlık teknolojileri, enerji ekipmanları, makine sanayi ve diğer yüksek katma değerli sektörlere taşıyacağını belirten Yılmaz, yapay zekanın üretim süreçlerinin merkezinde yer alacağını söyledi.
"Yapay zeka gibi yeni teknolojileri bütün üretim süreçlerinde daha etkin kullanacağız. Verimliliğimizi artıracağız, katma değerimizi yükselteceğiz ve hak edilmiş kalıcı refah sağlayacağız." dedi.
"Türkiye'nin yeni ve sivil bir anayasaya ihtiyacı var"
Yeni anayasa çalışmalarına da değinen Yılmaz, mevcut anayasanın yerine sivil, demokratik ve gelecek vizyonuna sahip yeni bir anayasa yapılmasının önemine dikkat çekti.
"Biz iddialı bir ülke olacaksak gelecek perspektifli, sivil, demokratik bir anayasa ortaya koymak durumundayız. Türkiye Cumhuriyeti'nin insanlığa söyleyeceği sözleri, duruşu da bu anayasayla ortaya koymak durumundayız." ifadelerini kullandı.
Yeni anayasanın gençlerin katkısıyla hazırlanması gerektiğini belirten Yılmaz, bunun yalnızca Cumhur İttifakı'nın değil, Meclis'teki tüm partilerin ortak sorumluluğu olduğunu ifade ederek muhalefete uzlaşı çağrısı yaptı.
"Terörsüz Türkiye kalkınmayı hızlandıracak"
Terörün tamamen sona erdiği bir Türkiye'nin ekonomik ve sosyal kalkınmasını çok daha hızlı gerçekleştireceğini belirten Yılmaz, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin uzun yıllardır kullanamadığı potansiyelin harekete geçeceğini söyledi.
Yeni yatırım, yeni istihdam ve ticaret imkanlarının oluşacağını belirten Yılmaz, demokratik standartların da daha güçlü şekilde yükseleceğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin güvenlikten ekonomiye, teknolojiden demokrasiye kadar her alanda güçlü hedeflerle yoluna devam ettiğini belirterek, uygulanan politikaların uzun vadede vatandaşların refahına doğrudan katkı sağlayacağını söyledi.
