Tekin, 2002 yılından itibaren eğitim alanında köklü değişiklikler yapıldığını belirterek, eğitim öğretim süreçlerinde kapsamlı bir dönüşüm gerçekleştirildiğini ifade etti. Bakanlık olarak tüm faaliyetlerin anayasa ve mevzuat çerçevesinde yürütüldüğünü vurgulayan Tekin, Ramazan ayına yönelik etkinliklerin de bu çerçevede planlandığını dile getirdi.
Ramazan etkinliklerine yönelik eleştirileri de değerlendiren Tekin, bakanlığın yaptığı çalışmaların anayasal sorumluluklar kapsamında yürütüldüğünü söyledi. Eleştirilerde anayasanın yalnızca belirli maddelerinin öne çıkarıldığını savunan Tekin, kamu kurumlarının anayasanın bütününe göre hareket ettiğini belirtti.
Tekin, 168 kişi tarafından imzalanan bildiride bakanlık ve eğitim camiasını zan altında bırakan ifadeler yer aldığını ifade ederek, “Bu metinde kullanılan ifadeler benim durduğum yerden suç teşkil eder. Eğitim camiasının emeklerini hiçe sayan yaklaşımlara karşı hukuki hakkımızı kullanacağız ve suç duyurusunda bulunacağız” dedi.
Bakan Tekin, laiklik tartışmalarına ilişkin değerlendirmesinde laikliğin dini inanç ve ibadet özgürlüğünün devlet güvencesi altında olması anlamına geldiğini söyledi. Temel hak ve hürriyetlerin tüm vatandaşlar için eşit şekilde korunması gerektiğini vurgulayan Tekin, demokratik hukuk devletinde yargı yoluna başvurmanın da bir hak olduğunu ifade etti.