Bursa’da yürütülen geniş çaplı yolsuzluk soruşturmasında ortaya atılan iddialar, şehirde yıllara yayılan organize bir imar rantı sistemini gündeme taşıdı.
Soruşturma kapsamında alınan ifadeler ve dosyaya giren belgeler, kamu arazilerinin özel mülkiyete geçirildiği, kaçak yapılaşmaya göz yumulduğu ve rüşvet ağı kurulduğu yönündeki iddiaları ortaya koydu.
Nilüfer’de sistematik rant iddiası
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın merkezinde Nilüfer ilçesi yer alıyor. İddiaya göre bölgede inşaat rantının yüksek olması, usulsüz uygulamaların sistematik hale gelmesine zemin hazırladı.
Soruşturma dosyasına giren tanık ifadelerinde, kentsel dönüşüm projelerinde belirlenen emsal oranlarının bilinçli şekilde aşıldığı, bu yöntemle olması gerekenden çok daha fazla konut üretildiği öne sürüldü.
Belediye yöneticileri ve şirketler iddiaların odağında
İnşaat firması yöneticisi H.A.’nın savcılığa verdiği ifadede, belediye yöneticileri, meclis üyeleri ve müteahhitler arasında organize bir yapı kurulduğu iddia edildi. Bu yapı içinde belirli firmaların kollandığı ve kamuya ait alanların özel projelere dönüştürüldüğü öne sürüldü.
İfadelerde, dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem ve bazı imar yetkililerinin isimleri de iddialar kapsamında yer aldı.
Park alanları el değiştirdi iddiası
Dosyadaki en dikkat çekici başlıklardan biri, kamuya ait park ve sosyal donatı alanlarının farklı yöntemlerle şahıslar üzerine geçirildiği iddiası oldu. Özlüce Mahallesi’nde bulunan bazı parsellerin, bedelsiz şekilde üçüncü kişiler üzerine devredildiği ve daha sonra imara açılarak ticari projelere dönüştürüldüğü öne sürüldü.
Bu işlemlerle kamuya ait alanların büyük çaplı rant projelerine dönüştürüldüğü iddialar arasında yer aldı.
Paravan şirketlerle para trafiği
Soruşturma kapsamında, elde edilen gelirlerin gizlenmesi amacıyla paravan şirketler kurulduğu da iddialar arasında. Gayrimenkul ve inşaat firmaları üzerinden yapılan işlemlerle rüşvet ve usulsüz kazançların yasal görünüme kavuşturulduğu öne sürüldü.
Bazı projelerde, doğrudan isimlere kayıt yapılmadığı, bunun yerine üçüncü kişiler ve şirketler üzerinden işlem yürütüldüğü ifade edildi.
400 kaçak daire ve güvenlik ihlali iddiası
Soruşturmanın en kritik boyutlarından biri ise yapı güvenliğiyle ilgili iddialar oldu. 2017-2020 yılları arasında yapılan bazı projelerde yüzlerce dairenin ruhsata aykırı şekilde inşa edildiği öne sürüldü.
Ayrıca deprem anında kullanılması gereken sığınakların dükkân ve daireye çevrilerek satıldığı, bazı binalarda kat yüksekliklerinin ciddi şekilde artırıldığı iddia edildi. Bu nedenle birçok yapının iskan alamadığı belirtildi.
15 milyar liralık işlem hacmi iddiası
Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun incelemelerinde, soruşturmaya konu işlemlerin toplam hacminin 15 milyar lirayı aştığı iddia edildi. Soruşturma kapsamında çok sayıda taşınmaz ve araca el konulduğu, bazı şirketlere ise kayyum atandığı öğrenildi.
Soruşturma genişliyor
Bursa merkezli olmak üzere İstanbul, Balıkesir ve Diyarbakır’ı kapsayan operasyonlarda çok sayıda kişi gözaltına alındı. Aralarında belediye yöneticileri ve iş insanlarının da bulunduğu şüpheliler hakkında “örgüt kurmak”, “rüşvet” ve “kara para aklama” suçlamaları yöneltildi.
Soruşturma süreci devam ederken, iddiaların yargı süreci sonunda netlik kazanacağı vurgulanıyor. Ancak dosyaya giren ifadeler ve belgeler, Bursa’da uzun yıllardır tartışılan imar rantı iddialarını yeniden ülke gündemine taşıdı.
Haber: Mehmet REYHANLI