Nurselen Gülaçtı’nın kardeşi Onur Enes Gülaçtı, ablası ile zanlı arasında “sevgili oldukları” yönündeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, “Ablam bu kişiyle iş ortamında tanıştı. Ailemize uygun biri olmadığını düşünüyorduk. Ablamın bu adamla bir ilişkisi yoktu, aksine ondan kurtulmaya çalışıyordu.” dedi. Zanlının daha önce farklı suçlardan cezaevine girdiğini öne süren Gülaçtı, “Saldırgan ablamı son kez konuşmak için yanına çağırmış. Ablam önümüzdeki hafta başka bir şehre taşınacaktı. Saplantılı birinden kurtulması için böyle bir plan yapmıştık. Olaydan önce ablama ‘Seni bitireceğim’ şeklinde mesajlar göndermiş. Daha önce uyuşturucu suçundan cezaevine girdiğini biliyoruz. Böyle birisinin dışarıda elini kolunu sallayarak dolaşması ve yeniden suç işlemesi bizim için büyük bir soru işareti. Davamızın arkasındayız, hiçbir kadının canı yanmasın istiyoruz.” diye konuştu.
Ablasının zanlıyla bir süredir bağını koparmaya çalıştığını anlatan Onur Enes Gülaçtı, “Ablam saldırganla yaklaşık bir senedir görüşmüyordu. Son görüştüğünü de zorunlu bir görüşme olarak anlatmıştı. Kurtulmak istediğini, tehditler aldığını ve başka bir şehre gitmek istediğini söylemişti. Biz de taşınma hazırlığı yapıyorduk.” dedi. Gülaçtı, saldırganla daha önce bir kez yüz yüze geldiğini belirterek, “Kendisine ablamın görüşmek istemediğini söyledim. Bize ‘niyetinin ciddi olduğunu, düzgün biri olduğunu’ anlattı ama biz kesinlikle ailemize uygun olmadığını, ablamın da kendisini istemediğini açıkça ilettik. Buna rağmen ablamla zorla görüşmeye, mesaj ve aramalarla tartışma çıkarmaya devam etti.” ifadelerini kullandı.
Nurselen Gülaçtı’nın hayalleri olan, kendi halinde bir insan olduğunu söyleyen kardeşi, “Ablam alkol dahi kullanmazdı. İkinci üniversitesini bitirmişti, psikolog olup çocuklara destek vermek istiyordu. Engelli öğrencileri vardı, onlarla yakından ilgileniyordu. Yüksek lisans yapmayı ve ileride anaokulu açmayı hedefliyordu. Hayalleri yarım kaldı.” dedi.
Ablasına otopsi yapılmasının kendisi için çok ağır bir süreç olduğunu anlatan Gülaçtı, “Bir insana otopsi yapılması en korktuğum durumlardan biriydi. Bir insanın parçalanması, o halde görülmesi çok acı verici. Bu yaşadığımız şey tarif edilemez bir acı. İnsanların çocuklarına sahip çıkmasını, onları ihmal etmemesini, ellerinden gelen her şeyi yapmalarını temenni ediyorum.” diye konuştu. Cenaze sırasında acılı anne ayakta durmakta zorlanırken, feryatları yürekleri dağladı. Aile, hem ceza yargılamasında hem de kamuoyu nezdinde adalet için mücadele edeceklerini söyledi.