<h3 data-end="708" data-start="332">Filistin’deki beklenmedik direnişin ardından ABD–İsrail ilişkilerinde görüntüler ve dosyalar karşılıklı paylaşılmaya başlandı. Paylaşımlarda, yaşanan gerilimlerin ardından, Jeffrey Epstein dosyası üzerinden karşılıklı hamlelerin yapılıyor.</h3> <div data-end="1173" data-start="710">İddialara göre, ABD’nin İsrail’e desteğinde kısıtlamaya gitmesi sonrasında, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun talimatıyla MOSSAD aracılığıyla Epstein’e ait bazı görüntü ve belgelerin basına sızdırıldığı, bunun bir siyasi baskı unsuru olarak kullanıldığı ileri sürülüyor. Buna karşılık ABD tarafının da bazı dini yapılar ve yer altı alanlarına ilişkin görüntü ve iddiaları kamuoyuna taşıyarak misilleme yaptığı savunuluyor.</div> <div data-end="1565" data-start="1175">Söz konusu paylaşımlarda, Gazze’de beklenmedik ölçüde güçlü bir direnişin yaşanmasının, küresel güç ilişkilerinde dengeleri etkilediği ve daha önce kamuoyunda yeterince tartışılmayan bazı dosyaların yeniden gündeme gelmesine zemin hazırladığı ifade ediliyor. Bu çerçevede, “eğer işgal hızlı ve dirençsiz gerçekleşseydi bu iddiaların hiç gündeme gelmeyebileceği” görüşü dile getiriliyor.</div> <div data-end="1978" data-start="1567">Öte yandan uzmanlar, bu tür paylaşımların doğrulanmış resmi belgeler ve mahkeme kayıtlarıyla desteklenmediği sürece iddia olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Kamuoyuna yansıyan Epstein dosyalarının büyük bölümünün ABD yargı süreci ve resmî belgeler kapsamında ele alındığı, devletler arası şantaj iddialarının ise bağımsız kaynaklarca teyit edilmeden kesinlik taşımayacağı vurgulanıyor.</div> <div data-end="2137" data-start="1980">Tartışmalar sürerken, sosyal medyada dolaşan içeriklerin doğrulanabilirlik, kaynak ve bağlam açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.</div> <h5 data-end="2209" data-start="2139">Haber: Mehmet REYHANLI<br data-end="2168" data-start="2165"></h5>