Gözün "sessiz hırsızı" dikkat!

Gözün "sessiz hırsızı" dikkat!

Glokom (göz tansiyonu) hiçbir belirti vermeden ilerleyerek kalıcı görme kaybına yol açabiliyor. Dr. İsmail Karahan, erken teşhisin hayati önemini vurguladı.

Göz sağlığını ciddi şekilde tehdit eden ve tıpta "glokom" olarak bilinen göz tansiyonu, dünya genelinde kalıcı görme kayıplarının en yaygın nedenlerinden biri olmaya devam ediyor. Çoğu zaman hiçbir ağrı veya belirti göstermeden sinsice ilerleyen bu hastalık, fark edildiğinde ise genellikle geri dönüşü olmayan bir aşamaya gelmiş oluyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. İsmail Karahan, 2026 yılı sağlık verileri ışığında glokomun risklerini ve korunma yöntemlerini detaylıca anlattı.

"Sessiz Hırsız" kalıcı hasar bırakıyor

Halk arasında "sessiz hırsız" olarak adlandırılan glokom, göz içi basıncının yükselmesi sonucu görme sinirinin (optik sinir) tahrip olmasıyla karakterize bir durumdur. Dr. İsmail Karahan, bu hasarın en tehlikeli yanının "telafisi olmaması" olduğunu belirterek şu uyarılarda bulundu:

"Hastalarımız genellikle görme yetisinde bariz bir azalma hissedene kadar doktora başvurmuyor. Ancak glokomun neden olduğu görme kaybı, bir kez oluştuktan sonra maalesef tıbbi müdahalelerle geri döndürülemiyor. Bu yüzden glokomu tedavi etmekten ziyade, süreci durdurmak temel hedefimizdir."

Kimler risk altında?

Uzmanlara göre glokom her yaşta görülebilse de bazı gruplar çok daha büyük bir tehdit altında bulunuyor. Dr. Karahan, özellikle şu kişilerin yılda en az bir kez kapsamlı göz muayenesi yaptırması gerektiğini vurguladı:

  • 40 yaş üstü bireyler: Yaş ilerledikçe göz içi basıncını dengeleyen mekanizmalar zayıflayabiliyor.

  • Genetik yatkınlığı olanlar: Ailesinde glokom öyküsü bulunanlarda risk 6-7 kat artıyor.

  • Diyabet ve hipertansiyon hastaları: Şeker ve tansiyon, gözdeki kılcal damarları ve sinir yapısını doğrudan etkiliyor.

  • Yüksek miyopi veya hipermetropi: Göz yapısındaki kırma kusurları glokom tipini belirleyebiliyor.

Modern tedavi yöntemleri ve teknoloji

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte glokom tanısının artık çok daha erken evrelerde konulabildiğini belirten Karahan; optik sinir analizleri (OCT) ve hassas görme alanı testleri sayesinde henüz hücre ölümü başlamadan müdahale edebildiklerini ifade etti. Tedavi sürecinde ise sadece göz damlalarının değil; SLT lazer tedavileri ve mikro-cerrahi yöntemlerin de yüksek başarı oranıyla uygulandığını ekledi.

Erken teşhis hayat kurtarır

Görme kaybının yaşam kalitesini ve sosyal hayatı derinden etkilediğine dikkat çeken uzmanlar, düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenmenin de genel göz sağlığını korumada yardımcı olduğunu hatırlatıyor. Dr. Karahan son olarak şu çağrıda bulundu: "Glokom tamamen iyileştirilemeyebilir ancak erken teşhisle kontrol altına alınabilir. Göz sağlığınızı yarına ertelemeyin."

Haber: Mehmet Reyhanlı
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ