<h3 data-end="623" data-start="201">Tarım arazilerinin “hobi bahçesi” adı altında parçalanıp betonlaşmasına karşı hazırlanan yeni düzenleme, Meclis’te kritik bir eşiği geçti. “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, 26 Mart 2026’da TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda kabul edildi. Teklif daha sonra Genel Kurul gündemine taşındı. <span data-state="closed"></span></h3> <div data-end="1105" data-start="625">Yeni dönemde esas ayrım net olacak: Tarımsal üretim yapan, toprağı ekip diken, bağ-bahçe faaliyeti yürüten vatandaş ile tarım arazisi üzerine villa, havuzlu yapı ya da ticari kullanım amaçlı kaçak bina diken kişiler aynı kapsamda değerlendirilmeyecek. AK Parti kaynaklarına yansıyan bilgilere göre, gerçekten tarımsal faaliyet yapanlara başvuru sonrası izin verilmesi üzerinde çalışılırken, tarım dışı lüks yapılaşmaya ise geçit verilmeyecek. <span data-state="closed"></span></div> <h2 data-end="1131" data-start="1107" data-section-id="zvkec">Üçlü komisyon devrede</h2> <div data-end="1582" data-start="1133">Düzenlemenin en dikkat çeken ayağını, Tarım ve Orman, Çevre Şehircilik ve İçişleri tarafının birlikte yürüteceği çalışma oluşturuyor. Bu yapıyla hem mağduriyet oluşturmayacak bir uygulama modeli hazırlanması hem de tarım arazilerinde fiilen üretim yapanlarla kaçak yapılaşmaya yönelenlerin ayrıştırılması hedefleniyor. Böylece “hobi bahçesi” adı altında kurulan lüks konut düzeninin önüne geçilmesi amaçlanıyor. <span data-state="closed"></span></div> <div data-end="2048" data-start="1584">Son yıllarda özellikle büyükşehirlerin çevresinde, tarım arazilerinin küçük parsellere bölünerek “hobi bahçesi” adıyla satıldığı, ardından bu alanlara bağ evi görünümünde ama fiilen konut olarak kullanılan yapılar inşa edildiği sık sık gündeme geliyordu. Hazırlanan düzenleme tam da bu tabloya müdahale ediyor. Tarımsal üretim için kullanılan alanların korunması, tarım dışı kullanımın ise yaptırımla karşılaşması öngörülüyor. <span data-state="closed"></span></div> <h2 data-end="2085" data-start="2050" data-section-id="d42aua">Villa yapan yıkımla karşılaşacak</h2> <div data-end="2459" data-start="2087">Düzenlemenin sahadaki en sert sonucu, izinsiz villa ve ticari yapılaşma için ortaya çıkacak. Edinilen bilgilere göre hobi bahçesi görüntüsü altında kurulan lüks yapılar, havuzlu konutlar ve ticari amaçla kullanılan izinsiz alanlar tespit edildiğinde yıkım süreci işletilecek. Amaç, tarım toprağını yeniden üretime uygun hale getirmek. <span data-state="closed"></span></div> <div data-end="2972" data-start="2461">Bu süreç sadece yeni yapılacak kaçak yapıları değil, mevcut aykırı kullanımları da kapsayan daha sıkı bir denetim modeline işaret ediyor. Nitekim Nisan 2026 başında yürürlüğe giren tarım arazilerine ilişkin yeni yönetmelikler de, tarımsal alanlarda hangi yapıların yapılabileceğini yeniden tanımladı ve denetim alanını genişletti. Bazı haber ve hukuk değerlendirmelerinde, ruhsatsız yapıların yıkımı ve alanın yeniden tarıma kazandırılması sürecinin hızlanacağı vurgulandı.</div> <div data-end="2972" data-start="2461"></div> <h2 data-end="3011" data-start="2974" data-section-id="vd1uja">Asıl hedef tarım toprağını korumak</h2> <div data-end="3522" data-start="3013">Teklifin gerekçesinde ve Meclis sürecindeki değerlendirmelerde, tarım arazilerinin korunmasının yalnızca imar meselesi olmadığı, doğrudan gıda güvenliği ve su yönetimiyle ilgili olduğu vurgulanıyor. TBMM’deki teklif bilgilerine göre düzenleme, tarım sektörünün farklı alanlarını doğrudan etkileyen bir çerçeve oluşturuyor. Komisyon görüşmelerinde de hobi bahçeleri konusunun özellikle tarım alanlarının parçalanması ve amaç dışı kullanımı bakımından tartışıldığı görüldü. <span data-state="closed"></span></div> <div data-end="3949" data-start="3524">İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yener Coşkun da düzenlemenin, tarım arazilerinin amaç dışı kullanımını azaltacağını ve kontrolsüz yapılaşmanın yol açtığı sorunları sınırlayacağını söyledi. Coşkun’a göre mesele sadece bugünün imar tartışması değil; iklim değişikliği, su stresi ve artan gıda ihtiyacı nedeniyle verimli tarım alanlarının korunması artık stratejik bir zorunluluk. <span data-state="closed"></span></div> <div data-end="4412" data-start="3951">Türkiye’nin su varlığına ilişkin tablo da bu tartışmayı daha kritik hale getiriyor. Coşkun’un değerlendirmesine göre kişi başına düşen kullanılabilir su miktarındaki düşüş, tarım topraklarının ve su kaynaklarının plansız kullanımına karşı daha sert tedbirleri zorunlu kılıyor. Bu nedenle yeni düzenleme, sadece kaçak yapılaşmayla mücadele değil, aynı zamanda uzun vadeli tarım ve gıda güvenliği politikası olarak görülüyor. <span data-state="closed"></span></div> <h2 data-end="4438" data-start="4414" data-section-id="1dkoznd">Gözler Genel Kurul’da</h2> <div data-end="4804" data-start="4440">Şimdi gözler TBMM Genel Kurulu’na çevrildi. Komisyon aşamasını geçen teklifin yasalaşması halinde, uygulamanın ayrıntıları daha netleşecek. Ancak şu an ortaya çıkan tablo açık: Toprağı işleyenle toprağın üstüne lüks yapı diken aynı kefeye konulmayacak. Tarımsal üretim varsa koruma, kaçak villa varsa yıkım süreci işletilecek. <span data-state="closed"></span></div> <h5 data-end="4828" data-start="4806">Haber: Mehmet REYHANLI</h5> <h5 data-end="4911" data-start="4872">Kaynak: TBMM, TRT Haber, AKŞAM Gazetesi</h5>