<h3 data-end="251" data-start="53"><strong data-end="251" data-start="53">Avrupa pazarında satılan hurmaların bir bölümünde gerçek menşenin gizlenerek farklı ülkeler üzerinden satışa sunulduğu iddiaları, küresel ticarette şeffaflık tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.</strong></h3> <div data-end="657" data-start="253">Avrupa’da özellikle Medjool hurması başta olmak üzere bazı hurma ürünlerinin gerçek üretim yerinin etiketlerde açık şekilde belirtilmediği ve aracı ülkeler üzerinden pazara sokulduğu öne sürüldü. Sektör raporları, medya incelemeleri ve tüketici izleme kuruluşlarının değerlendirmelerine göre, bazı ürünlerin menşe bilgilerinin değiştirilerek veya yeniden paketlenerek satışa sunulabildiği iddia ediliyor.</div> <div data-end="959" data-start="659">İddiaların odağında, Batı Şeria’daki yerleşimlerde üretilen hurmaların doğrudan ihracat yerine üçüncü ülkeler üzerinden Avrupa’ya gönderilmesi bulunuyor. Bu ürünlerin zaman zaman farklı ülke menşeli gösterilerek veya serbest ticaret bölgelerinde yeniden paketlenerek pazara sunulduğu ileri sürülüyor.</div> <div data-end="1228" data-start="961">Uzmanlar, özellikle ramazan dönemlerinde artan talep nedeniyle tedarik zincirinde denetimlerin zorlaştığını ve izlenebilirliğin zayıflayabildiğini belirtiyor. Artan talep ve karmaşık lojistik ağının, ürünlerin gerçek kaynağının tespitini güçleştirdiği ifade ediliyor.</div> <div data-end="1583" data-start="1230">Küresel hurma pazarının 2025 itibarıyla 32,7 milyar dolara ulaştığı, 2026’da ise 34,5 milyar dolara yükselmesinin beklendiği kaydediliyor. Yıllık 9 milyon tonun üzerindeki üretim kapasitesiyle Orta Doğu ve Afrika bölgesi küresel arzda belirleyici konumunu korurken, Mısır, Suudi Arabistan, İran ve Cezayir üretimde öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor.</div> <div data-end="1951" data-start="1585">Toplam üretim hacmi bakımından sınırlı üretime sahip olmasına rağmen, yüksek katma değerli Medjool hurması ihracatıyla uluslararası pazarda etkili olan İsrail’in, yıllık yaklaşık 35 bin ton hurma ihraç ettiği belirtiliyor. Buna karşılık ülke sınırları içindeki üretim miktarının daha düşük olması, tedarik zincirinin şeffaflığı konusunda soru işaretlerini artırıyor.</div> <div data-end="1951" data-start="1585"></div> <div data-end="2289" data-start="1953">Avrupa Birliği’nin 2019 tarihli Adalet Divanı kararı ise yerleşim bölgelerinde üretilen ürünlerin etiketlenmesinde açık menşe bilgisinin belirtilmesini zorunlu kılıyor. Buna rağmen bazı sektör raporlarında, ürünlerin aracı ülkeler üzerinden yeniden ihracat yapılarak farklı menşe etiketleriyle pazara sunulabildiği iddiaları yer alıyor.</div> <div data-end="2536" data-start="2291">Dünya Bankası verilerine göre Avrupa’da hurma ticaretinde Hollanda ve Fransa önemli paketleme ve dağıtım merkezleri olarak öne çıkıyor. Bu ülkeler üzerinden Almanya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesine yeniden ihracat yapıldığı belirtiliyor.</div> <div data-end="2734" data-start="2538">Haklarında “menşei gizleme” iddiası gündeme gelen bazı şirketler ise suçlamaları reddederek tedarik zincirlerinin denetlendiğini ve uluslararası sertifikasyon süreçlerinden geçtiklerini savunuyor.</div> <div data-end="2988" data-start="2736">Uzmanlar, tüketicilere hurma satın alırken ürün etiketlerini ve menşe bilgilerini dikkatle inceleme çağrısı yaparken, Avrupa’da artan boykot çağrılarının ve etik ticaret hassasiyetinin tedarik zincirinde şeffaflık baskısını artırdığı değerlendiriliyor.</div> <h5 data-end="3049" data-start="2990">Haber: Mehmet REYHANLI<br data-end="3015" data-start="3012"></h5>