Kilis'te 4 Bin Yıllık Tarihe Yolculuk: Oylum Höyük'te 2026 Kazıları Başladı

Kilis'te 4 Bin Yıllık Tarihe Yolculuk: Oylum Höyük'te 2026 Kazıları Başladı

Kilis'te bulunan ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin en büyük höyükleri arasında gösterilen Oylum Höyük'te 2026 yılı kazı sezonu başladı. Arkeologlar, Tunç Çağı ve Hitit Dönemi'ne ait yeni çivi yazılı tabletler ile bölgenin tarihine ışık tutacak önemli bulgulara ulaşmayı hedefliyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gaziantep Üniversitesi ile Kilis Valiliği iş birliğinde yürütülen Oylum Höyük 2026 kazıları başladı. Gaziantep Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Atilla Engin başkanlığındaki 22 kişilik ekip, özellikle geçen yıl Hitit Dönemi'ne ait anıtsal yapının ortaya çıkarıldığı alanda çalışmalarını yoğunlaştıracak.

Yaklaşık 200 metrekarelik kazı alanında sürdürülecek araştırmalarda, Tunç Çağı ve Hitit Dönemi'ne ait yeni çivi yazılı belgeler ile mühür baskılarının gün yüzüne çıkarılması hedefleniyor. Oylum Höyük'te elde edilecek yeni bulguların, Anadolu ile Suriye arasındaki tarihi ilişkilerin aydınlatılmasına önemli katkı sağlaması bekleniyor.

Oylum Höyük'te Hitit Dönemine Ait Yeni Tabletler Aranıyor

Kazı Başkanı Prof. Dr. Engin, gazetecilere, höyükteki kazıların 1988 yılında başladığını söyledi.

Oylum Höyük'ün Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin en uzun soluklu kazı projelerinden biri olduğunu belirten Engin, şöyle devam etti:

"Oylum Höyük'teki kazılar, burasının Tunç Çağı'nda bölgesel bir yönetim merkezi olduğunu ortaya koyuyor. Anadolu Platosu ile Suriye düzlükleri arasında, ayrıca Doğu Akdeniz'e uzanan güzergah üzerinde bulunması, bu bereketli coğrafya içinde Oylum Höyük'ü tarih boyunca önemli bir konuma taşıyor. Özellikle son yıllarda yürüttüğümüz kazılarda milattan önce ikinci bin yıla ait tabakalarda ortaya çıkarılan yazılı belgeler ile iki saray yapısı, Oylum Höyük'ün önemini ortaya koyan başlıca bulgular arasında yer alıyor."

Engin, geçen yılki kazılarda Hitit Dönemi'ne tarihlenen anıtsal bir yapıya ulaştıklarını hatırlatarak, "Bu anıtsal yapının içerisinde çok sayıda kil bulla (mühür baskısı) ile birkaç yazılı tablet ele geçmişti. Bu yıl da yapının devamında bölge tarihine ışık tutacak çivi yazılı belgelere ulaşmayı umut ediyoruz. Bu kapsamda çalışmalarımızı özellikle 200 metrekarelik alanda yoğunlaştıracağız."

Atilla Engin, kazı çalışmalarına destek veren kurumlara teşekkür etti.

Kaynak: AA

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ