Kolon Kanseri Artıyor: Tarama İçin 50 Yaşı Beklemeyin

Kolon Kanseri Artıyor: Tarama İçin 50 Yaşı Beklemeyin

Türkiye'de her yıl 21 bin kişiye tanı konulan kolon kanseri gençlerde hızla yayılıyor. Prof. Dr. Erkan Doğan, erken tanı ve sağlıklı yaşamın önemini vurguladı.

Türkiye’de halk sağlığını tehdit eden en önemli kanser türlerinden biri olan kolon ve rektum kanseri (kolorektal kanser), son yıllarda sadece ileri yaş grubunu değil, genç nüfusu da hedef almaya başladı. Yapılan araştırmalar, özellikle 50 yaş altındaki bireylerde bu kanser türünün görülme sıklığının endişe verici bir hızla arttığını ortaya koyuyor. Ocak 2026'da yayımlanan güncel veriler, erken tanının ve düzenli taramaların hayati önemini bir kez daha gündeme taşıdı.

Genç yaş grubunda dikkat çeken yükseliş: "Birinci sıraya oturdu"

Kolon kanseri vakalarında yaş dağılımı radikal bir şekilde değişiyor. Uzmanlar, Ocak 2026'da Amerika Kanser Derneği tarafından paylaşılan istatistiklerin çarpıcı bir gerçeği gözler önüne serdiğini belirtiyor. Bu verilere göre, 50 yaş altı kanser ölümlerinde kolorektal kanserler artık birinci sıraya yerleşmiş durumda.

Hastalığın demografik seyri incelendiğinde, 1995 yılında 65 yaş altındaki hastaların oranı yüzde 27 seviyesindeyken, 2022 yılına gelindiğinde bu oran yüzde 45’e yükseldi. Bu durum, kolon kanserinin artık sadece "yaşlı hastalığı" olarak görülmemesi gerektiğini kanıtlıyor.

Prof. Dr. Erkan Doğan: "Her muayene bir farkındalık fırsatıdır"

Medicana Sağlık Grubu’ndan Prof. Dr. Erkan Doğan, kolon kanseriyle mücadelede en güçlü silahın farkındalık ve tarama testleri olduğunu vurguluyor. Doğan, "Bir hastaya önerilen basit bir tarama testi, yıllar sonra gelişebilecek ciddi bir hastalığın önüne geçebilir. Bu nedenle her muayene, aynı zamanda bir farkındalık fırsatıdır." diyerek toplumsal bilincin artırılması çağrısında bulundu.

Kolonoskopideki sessiz tehlike: Polipler

Kolon kanserinin en önemli habercisi olan polipler, çoğu zaman belirti vermeden bağırsaklarda bulunabiliyor. Prof. Dr. Doğan, kolonoskopi sırasında tespit edilen poliplerin hafife alınmaması gerektiğinin altını çizerek şu uyarıyı yaptı:

“Kolonoskopide rastlanabilecek polipler çok önemsenmese de bunlar yüzde 25 oranında kanserleşme riskine sahiptir. 10-15 yıldan fazla süregelen poliplerin kanserleşme ihtimali olduğu için düzenli tarama yaptırmak, bu sessiz tehdidi ortadan kaldırmanın tek yoludur.”

İşlenmiş gıda ve antibiyotik kullanımı bağırsakları bozuyor

Modern yaşam tarzının getirdiği beslenme alışkanlıkları ve ilaç kullanımı, kolon kanseri riskini tetikleyen ana unsurlar arasında yer alıyor. Özellikle çocukluk çağından itibaren yüksek miktarda antibiyotiğe maruz kalmanın bağırsak florasını kalıcı olarak bozduğu ifade ediliyor.

Zararlı bakterilerin artması ve vücuttaki inflamasyonun yükselmesi, kanser gelişimine uygun bir zemin hazırlıyor. Bunun yanı sıra işlenmiş et tüketiminin artması ve lifsiz beslenme, bağırsak sağlığını doğrudan olumsuz etkiliyor.

Korunmak için altın kurallar: Lifli beslenme ve yürüyüş

Hastalığa yakalandıktan sonraki tedavi süreci kadar, korunma yöntemleri de hayati bir rol üstleniyor. Prof. Dr. Erkan Doğan, sağlıklı bir yaşam için şu tavsiyelerde bulunuyor:

  • Akdeniz Tipi Beslenme: Tam tahıllı ve liften zengin beslenme, bağırsak kanseri riskini ve nüks ihtimalini ciddi oranda azaltır.

  • Düzenli Fiziksel Aktivite: Günlük yapılan yürüyüş ve koşuların, tıbbi tedaviler kadar koruyucu etkisi olduğu kanıtlanmıştır.

  • Tarama Testleri: Hiçbir şikayet olmasa dahi risk faktörlerine göre kolonoskopi ve dışkıda gizli kan testleri ihmal edilmemelidir.

Haber: Mehmet Reyhanlı
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ