Osmanlı tahtında II. Selim vardı
İnebahtı Deniz Muharebesi'nin yaşandığı 1571 yılında Osmanlı tahtında, Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu Sultan II. Selim bulunuyordu. II. Selim, babası Kanuni Sultan Süleyman’ın 1566 yılında Zigetvar Seferi sırasında hayatını kaybetmesinin ardından tahta çıkmıştı. II. Selim’in saltanatı 1566-1574 yılları arasında sürdü.
Dönemin sadrazamı ise Osmanlı tarihinin önemli devlet adamlarından Sokollu Mehmed Paşa idi. Osmanlı Devleti bu dönemde Balkanlar, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Doğu Akdeniz’de büyük bir siyasi ve askerî güce sahipti.
İnebahtı’ya giden süreç Kıbrıs yüzünden başladı
Muharebenin en önemli sebeplerinden biri Kıbrıs meselesiydi. Kıbrıs, o dönemde Venedik Cumhuriyeti’nin kontrolündeydi. Ada, Doğu Akdeniz’deki konumu nedeniyle Osmanlı açısından büyük askerî ve ticari öneme sahipti.
Osmanlı Devleti, 1570 yılında Kıbrıs seferini başlattı. Böylece 1570-1573 Osmanlı-Venedik Savaşı da başlamış oldu. Osmanlı kuvvetleri önce Lefkoşa’yı ele geçirdi. Adadaki Venedik direnişinin en önemli merkezi olan Mağusa ise uzun süren kuşatmanın ardından Ağustos 1571’de Osmanlı hâkimiyetine geçti.
Kıbrıs’ın Osmanlı tarafından alınması Avrupa’da özellikle Venedik ve Papalık çevresinde büyük tepki doğurdu. Osmanlıların Doğu Akdeniz’de daha da güçlenmesinden endişe eden Avrupa devletleri ortak hareket etmeye başladı.
Osmanlı’ya karşı Kutsal İttifak kuruldu
Papa V. Pius’un girişimleriyle Osmanlı Devleti’ne karşı Kutsal İttifak oluşturuldu. İttifakın başlıca üyeleri İspanya, Venedik Cumhuriyeti, Papalık Devleti, Cenova Cumhuriyeti, Malta Şövalyeleri ile bazı İtalyan devletleriydi.
İttifak donanmasının başkomutanlığına İspanya Kralı II. Felipe’nin üvey kardeşi Don Juan de Austria getirildi.
Osmanlı donanmasının başında ise Kaptan-ı Derya Müezzinzade Ali Paşa bulunuyordu. Osmanlı donanmasında ayrıca dönemin tecrübeli denizcilerinden Uluç Ali Paşa da önemli görev üstlendi.
İki büyük donanma 7 Ekim sabahı karşılaştı
1571 yılının sonbaharında iki büyük donanma Yunanistan’ın batısındaki İnebahtı Körfezi ve Patras Körfezi çevresinde birbirine yaklaştı.
7 Ekim 1571 sabahının erken saatlerinde iki taraf birbirini gördü ve savaş düzenine geçti. Kaynaklarda saat konusunda küçük farklılıklar bulunmakla birlikte, filoların sabah saatlerinde karşılaştığı, asıl büyük çarpışmanın yaklaşık 10.30-11.00 sıralarında başladığı kabul edilmektedir.
Her iki tarafta da yüzlerce savaş gemisi vardı. Kutsal İttifak donanmasının yaklaşık 200'ü aşkın kadırgasının yanında ağır toplarla donatılmış büyük Venedik gemileri bulunuyordu. Osmanlı donanması da 200'den fazla kadırga ile çok sayıda daha küçük savaş gemisinden meydana geliyordu. Gemilerin kesin sayıları tarihî kaynaklara göre değişmektedir.
Savaş kısa sürede çok şiddetlendi
Deniz savaşı başlangıçta top atışlarıyla başladı. Filolar birbirine yaklaştıkça mücadele yalnızca bir deniz savaşı olmaktan çıkarak gemilerin birbirine yanaştığı, askerlerin karşı gemilere geçtiği çok şiddetli bir yakın muharebeye dönüştü.
Özellikle iki donanmanın merkez kuvvetleri arasında büyük çatışmalar yaşandı. Osmanlı Kaptan-ı Deryası Müezzinzade Ali Paşa’nın bulunduğu sancak gemisi ile Don Juan’ın komuta gemisi karşı karşıya geldi.
Saatler süren çarpışmaların ardından Müezzinzade Ali Paşa hayatını kaybetti ve Osmanlı merkez kuvvetlerinin düzeni bozuldu. Bunun üzerine Osmanlı donanmasının önemli bir bölümü ağır kayıplar verdi.
Osmanlı donanmasının kanatlarından birini yöneten Uluç Ali Paşa ise emrindeki gemilerin bir bölümünü kurtarmayı başardı ve muharebe alanından çekildi.
Osmanlı donanması ağır kayıp verdi
İnebahtı Deniz Muharebesi yaklaşık birkaç saat boyunca son derece şiddetli şekilde devam etti. Günün ilerleyen saatlerinde Kutsal İttifak donanmasının üstünlüğü kesinleşti.
Osmanlı donanmasının çok sayıda gemisi ele geçirildi veya batırıldı. Binlerce Osmanlı askeri ve denizcisi hayatını kaybetti ya da esir düştü. Kutsal İttifak tarafı da binlerce asker kaybetti.
Bu nedenle İnebahtı, Osmanlı denizcilik tarihinin en ağır taktik yenilgilerinden biri olarak kabul edildi.
Ancak savaş Kıbrıs’ı Osmanlı’dan geri alamadı
İnebahtı’daki büyük deniz yenilgisine rağmen savaşın siyasi sonucu Avrupa devletlerinin beklediği şekilde olmadı.
Çünkü muharebeden önce Osmanlı Devleti Kıbrıs’ın fethini büyük ölçüde tamamlamıştı. İnebahtı zaferine rağmen Kutsal İttifak Kıbrıs’ı Osmanlılardan geri alamadı.
Osmanlı Devleti ise kaybedilen donanmanın yerine çok kısa sürede yeni bir donanma kurmaya başladı. İnebahtı’dan kurtulan Uluç Ali Paşa, başarısından dolayı daha sonra Kılıç Ali Paşa adıyla Kaptan-ı Deryalığa getirildi.
Yeni Osmanlı donanmasının kısa sürede Akdeniz’e çıkabilecek seviyeye getirilmesi, İnebahtı yenilgisinin Osmanlı'nın Akdeniz’deki varlığını sona erdirmesini engelledi.
Venedik sonunda Kıbrıs’ın Osmanlı’ya ait olduğunu kabul etti
Savaşın ardından Venedik Cumhuriyeti Osmanlı Devleti ile barış görüşmelerine başladı. 1573 yılında yapılan anlaşmayla Venedik, Kıbrıs’ın Osmanlı hâkimiyetinde olduğunu kabul etti ve Osmanlı Devleti’ne savaş tazminatı ödemeyi kabul etti.
Böylece İnebahtı’da Osmanlı donanması büyük bir askerî yenilgi yaşamış olmasına rağmen, savaşın başlamasında temel mesele olan Kıbrıs Osmanlı Devleti’nin elinde kaldı.
İnebahtı Deniz Muharebesi bu yönüyle Osmanlı tarihinin dikkat çekici olaylarından biri oldu: Osmanlı donanması 7 Ekim 1571’de büyük bir yenilgiye uğradı ancak devlet kısa sürede donanmasını yeniden kurdu ve Doğu Akdeniz’deki hâkimiyetini sürdürdü.











Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir