Bilim insanları, ileri derecede görme kaybına neden olan kalıtsal bir göz hastalığının tedavisinde umut veren sonuçlara ulaştı. Gen tedavisi ile özel ışık uyarıcı gözlüklerin birlikte kullanıldığı klinik araştırmada, tedaviye katılan 10 hastanın 7'sinde ışığa duyarlılığın arttığı tespit edildi.
Dünyanın saygın tıp dergilerinden New England Journal of Medicine'da 7 Ekim 2026 tarihinde çevrim içi yayımlanan araştırma, görme yetisini büyük ölçüde kaybetmiş hastalar için yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine katkı sağlayabilecek.
Ancak araştırmacılar, elde edilen sonuçların henüz deneysel aşamada olduğunu ve tedavinin bütün görme kaybı yaşayan hastalarda etkili olduğunun söylenemeyeceğini belirtiyor.
Görme Kaybı Yaşayan 10 Hasta Araştırmaya Katıldı
Uluslararası araştırma ekibi, retinitis pigmentosa adı verilen kalıtsal retina hastalığının ileri aşamasında bulunan 10 kişiyi kapsayan bir klinik çalışma gerçekleştirdi.
Retinitis pigmentosa, gözün ışığı algılayan retina hücrelerinin zamanla işlevlerini kaybetmesine neden olan bir hastalık grubudur.
Hastalarda gece görmesinin azalması, görme alanının daralması ve ilerleyen dönemlerde ciddi görme kaybı ortaya çıkabiliyor.
Bazı hastalar zaman içerisinde çevrelerindeki nesneleri ayırt edemeyecek düzeyde görme kaybı yaşayabiliyor.
Araştırmada yer alan kişilerin tamamı ileri evre hastalığa bağlı ciddi görme kaybına sahipti.
Gözün İçine Gen Tedavisi Uygulandı
Bilim insanları, optogenetik adı verilen bir yöntemden yararlandı.
Bu yöntemde, ışığa duyarlı protein üretimini sağlayan genetik bilgi, özel olarak hazırlanmış bir viral taşıyıcı aracılığıyla gözdeki belirli sinir hücrelerine ulaştırılıyor.
Araştırmada ChrimsonR adlı ışığa duyarlı proteinin üretilmesini sağlayan gen kullanıldı.
Her katılımcının görme yetisinin daha kötü olduğu gözüne tek doz enjeksiyon uygulandı.
Tedaviyle retinadaki ganglion hücrelerinin belirli ışık uyarılarına karşı tepki verebilir hale gelmesi amaçlandı.
Özel Gözlüklerle Işık Sinyalleri Gönderildi
Tedavinin ikinci aşamasında özel olarak geliştirilen ışık uyarıcı gözlüklerden yararlanıldı.
Bu gözlükler, çevredeki görüntüleri işleyerek tedavi uygulanmış retina hücrelerinin algılayabileceği ışık sinyallerine dönüştürüyor.
Böylece hastaların çevrelerindeki bazı görsel değişiklikleri algılamalarının sağlanması hedefleniyor.
Sistem, normal gözlüklerden farklı olarak elektronik görüntü işleme ve ışık uyarımı teknolojilerini birlikte kullanıyor.
10 Hastanın 7'sinde Işığa Duyarlılık Arttı
Klinik araştırmanın sonuçlarına göre 10 hastanın 7'sinde tedavi ve özel gözlük kullanımı sonrasında ışığa duyarlılıkta artış ölçüldü.
Bu yedi hastadan altısında, araştırmacıların klinik açıdan anlamlı kabul ettiği düzeyde gelişme kaydedildi.
Işığa duyarlılıktaki artışın hastalara göre yaklaşık 2 kat ile 62 kat arasında değiştiği belirlendi.
Ancak bu sonuçlar hastaların normal görme yetisini yeniden kazandığı anlamına gelmiyor.
Işığın daha iyi algılanması ile ayrıntılı görüntülerin, yüzlerin veya yazıların normal şekilde görülebilmesi birbirinden farklı durumlar.
Tedavinin Yan Etkileri de Araştırıldı
Çalışmanın öncelikli amacı, uygulanan yöntemin güvenliğini incelemekti.
Araştırma süresince 10 katılımcının 9'unda toplam 34 gözle ilgili istenmeyen olay kaydedildi. Bunların 23'ü hafif, 10'u orta şiddetteydi.
Bir katılımcıda enjeksiyonun hemen ardından gözün merkezi retina atardamarında geçici tıkanıklık gelişti. Araştırma raporuna göre bu durum uygulanan müdahaleyle kısa sürede düzeldi.
Bilim insanları, küçük araştırma grubunda elde edilen bulguların cesaret verici olduğunu ancak yöntemin uzun vadeli güvenliğinin ve etkinliğinin daha kapsamlı araştırmalarla değerlendirilmesi gerektiğini açıkladı.
Körlüğe Kesin Çare Bulundu mu?
Araştırma sonuçları görme kaybı tedavisinde önemli bir bilimsel gelişmeye işaret etse de henüz körlüğü ortadan kaldıran kesin bir tedavi bulunduğu anlamına gelmiyor.
Çalışma yalnızca 10 kişiyi kapsadı ve karşılaştırma yapılan ayrı bir kontrol grubu bulunmuyordu.
Ayrıca yöntem, bütün göz hastalıklarını değil, belirli bir kalıtsal retina hastalığının ileri aşamalarını hedefliyor.
Tedavinin yaygın klinik uygulamaya geçebilmesi için daha büyük hasta gruplarında, daha uzun süreli çalışmalar yapılması gerekiyor.
Türkiye'deki Görme Kaybı Hastaları İçin Ne Anlama Geliyor?
Yeni araştırma, kalıtsal retina hastalıkları üzerinde çalışan göz hastalıkları uzmanları açısından önemli bir gelişme oluşturuyor.
Ancak bu deneysel yöntemin Türkiye'de rutin olarak uygulanan ve SGK tarafından karşılanan standart bir tedavi olduğu yönünde bir bilgi bulunmuyor.
Kilis'te veya Türkiye'nin başka şehirlerinde kalıtsal retina hastalığı nedeniyle görme kaybı yaşayan kişilerin kendi tanılarına uygun güncel tedavi seçeneklerini göz hastalıkları uzmanlarıyla değerlendirmeleri gerekiyor.
Bilim insanlarının elde ettiği yeni sonuçlar, gelecekte görme kaybının bazı türlerine yönelik daha etkili tedavilerin geliştirilmesinde yol gösterici olabilir.
Haber Merkezi












Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir