ABD Adalet Bakanlığı’nın kamuoyuna açtığı yeni Jeffrey Epstein dosyaları; siyasetten kraliyetlere, iş dünyasından diplomasiye uzanan geniş bir çevrede tepkilere, istifalara ve yalanlamalara yol açtı.
Amerika Birleşik Devletleri’nde reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurduğu suçlamasıyla yargılanırken cezaevinde ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein’a ilişkin yeni belgelerin yayımlanması, kamuoyunda tanınmış isimlerin dosyalarda yer alması nedeniyle tartışmaları derinleştirdi.
“Tüm dosyalar açıklanmalı” baskısı
Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi üyesi Demokrat Robert Garcia, belgelerin tamamının yayımlanmamasını “akıl almaz ve son derece endişe verici” sözleriyle eleştirdi. Garcia, Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanı Pam Bondi’ye çağrıda bulunarak, mağdurların korunması şartıyla tüm belgelerin Komite’ye teslim edilmesini istedi.
Demokrat Kongre üyesi Alexandria Ocasio-Cortez de yayımlanan belgelerin bütün dosyaların yalnızca küçük bir bölümünü yansıttığını savundu.
Demokrat Kongre üyesi Ro Khanna ile Cumhuriyetçi Kongre üyesi Thomas Massie ise Adalet Bakanlığı’na gönderdikleri dilekçeyi kamuoyuyla paylaşarak, Epstein dosyalarının sansürsüz biçimde tamamının yayımlanmasını talep etti.
Todd Blanche: “3 milyondan fazla dosya erişime açıldı”
Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche, soruşturma kapsamında altı milyon sayfa içinde yer aldığı belirtilen dosyalardan üç milyondan fazlasının yayımlanarak kamuoyunun erişimine açıldığını bildirdi.
Elon Musk: “Kısmi yayımlama hiçbir şey ifade etmiyor”
Amerikalı iş insanı Elon Musk, X sosyal medya platformundaki paylaşımında, suçlanan kişilerin kamuoyu önünde yargılanması gerektiğini uzun süredir savunduğunu belirterek, “En az bir şüpheli tutuklanana kadar Epstein dosyalarının kısmi yayımlanması hiçbir şey ifade etmiyor” dedi.
Belgeleri inceleyen Amerika Birleşik Devletleri basınında yer alan haberlerde, Musk ile Epstein arasında 13 Aralık 2013 tarihli e-posta yazışmalarının bulunduğu aktarıldı. Haberde, Musk’ın tatil döneminde Britanya Virjin Adaları ve Saint Barthélemy bölgesinde olacağını belirterek görüşme için uygun zamanı sorduğu, Epstein’ın da yeni yılın başında “sizin için her zaman yer var” diyerek yanıt verdiği yazıldı. Yazışmalardan Musk’ın adaya gidip gitmediğinin net anlaşılamadığı, ancak daha önce ortaya çıkmamış bir iletişim düzeyini gösterdiği değerlendirmesi yapıldı.
Musk ise geçmişte kendisine yönelik “Epstein’ın adalarını ziyaret etti” iddialarına karşı, “Beni adasına götürmeye çalıştı ve ben reddettim” açıklaması yapmıştı.
Bill Gates iddiaları reddetti
Belgelerde yer aldığı belirtilen bazı e-postalarda Bill Gates’e ilişkin iddialar bulunması üzerine Gates’in sözcüsü, Birleşik Krallık kamu yayıncısı British Broadcasting Corporation’a yaptığı açıklamada iddiaları “asılsız ve saçma” olarak nitelendirdi. Sözcü, söz konusu e-postaların Epstein’ın kurgusu olduğunu, belgelerin Epstein’ın Gates’i karalamak için ne kadar ileri gidebildiğini gösterdiğini savundu.
Mağdurlardan “isimler gizleniyor” tepkisi
Amerika Birleşik Devletleri basınında yer alan haberlere göre Epstein mağdurlarından oluşan bir grup, ortak açıklamalarında yayımlanan belgelerin “suç ortaklarını sorumlu tutmak” için yeterli olmadığını söyledi. Mağdurlar, kendi kimlik bilgilerinin ifşa edilirken kendilerini istismar eden erkeklerin isimlerinin gizli kalmasına tepki gösterdi ve “Tüm failler hesap verene kadar mücadeleye devam edeceğiz” mesajı verdi.
Andrew Mountbatten-Windsor fotoğrafları ve e-postalar
Yeni dosyalarda Birleşik Krallık’ta “Prens” unvanı geri alınan Andrew Mountbatten-Windsor’a ait fotoğraflar ve e-postaların yayımlandığı bildirildi. British Broadcasting Corporation, fotoğrafların nerede ve ne zaman çekildiğinin belirsiz olduğunu aktarırken; The Guardian gazetesi, belgelerde Andrew Mountbatten-Windsor’un Epstein ile geçmişte e-posta üzerinden iletişim kurduğuna dair yazışmalar bulunduğunu ileri sürdü. Aynı haberde, “Buckingham Sarayı” ifadesine işaret edildiği ve görüşme davetine yönelik bir yazışmanın belgeler arasında yer aldığı öne sürüldü.
Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, konuya ilişkin açıklamasında, bilgisi olan herkesin hangi biçimde istenirse istensin bildiklerini paylaşmaya hazır olması gerektiğini söyledi ve Andrew Mountbatten-Windsor’un Amerika Birleşik Devletleri Kongresi’nde ifade vermesi gerektiğini dile getirdi.
Norveç, Danimarka ve İsveç’ten kraliyet isimleri
Yeni belgelerde Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit’in adının çok sayıda kez geçtiği, Danimarka Kralı Frederik’e ilişkin iddiaların gündeme geldiği ve İsveç Prensesi Sofia’nın adının da dosyalarda yer aldığı bildirildi.
Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit, Norveç basınına yaptığı açıklamada, Epstein ile temasından pişmanlık duyduğunu, geçmişini daha iyi araştırmadığı için sorumluluk hissettiğini söyledi.
Danimarka Kraliyet makamı, ulusal basına yaptığı açıklamada Kral Frederik’in Epstein ile hiç tanışmadığını belirtti.
İsveç Kraliyet Sarayı ise daha önceki açıklamalarına atıfla, Prenses Sofia’nın Epstein ile uzun yıllardır herhangi bir teması olmadığını ifade etti.
Slovakya’da istifa
Slovak basınında yer alan haberlere göre, yayımlanan belgelerde adı geçen Slovakya Başbakanı Robert Fico’nun dışişleri ve ulusal güvenlik danışmanı Lajcak’ın istifası istendi. Lajcak, bazı iddiaları reddederken, Başbakan Fico’nun istifayı kabul ettiği bildirildi.
Trump: “Belgeler beni aklıyor”
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, belgelerin kendisi aleyhine bir tablo ortaya koymadığını, aksine kendisini akladığını savundu. Trump, kendisini hedef aldığını söylediği iddialara karşı dava yoluna gidebileceğini belirtti.
Fransa’da Macron tartışması
Belgelerde Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un adının geçtiği ileri sürülürken, Fransız siyasetçi Florian Philippot, Macron’un Epstein ile doğrudan veya dolaylı bağlantısı olduğu iddialarına tepki göstererek soruşturma çağrısı yaptı.
Birleşik Krallık’ta Mandelson gelişmesi
Birleşik Krallık’ın eski Washington Büyükelçisi Lord Peter Mandelson, Epstein ile bağlantılarına ilişkin iddiaların yeniden gündeme gelmesi üzerine İşçi Partisi üyeliğinden istifa etti. Belgelerde Epstein’ın Mandelson’a iki bin üç ve iki bin dört yıllarında toplam yetmiş beş bin Amerikan doları ödeme yaptığı iddiası da yer aldı.
Adalet Bakanlığı bazı dosyaları geçici olarak kaldırdı
Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığı, yayımlanan bazı belgelerin mağdur bilgileri içerdiği gerekçesiyle kamu erişiminden geçici olarak kaldırıldığını duyurdu. Açıklamada, hassas bilgilerin “teknik veya insan hatası” nedeniyle yayımlanmış olabileceği belirtilerek, gerekli karartmaların ardından dosyaların yeniden erişime açılacağı kaydedildi.
Jeffrey Epstein dosyaları neden tartışmalı?
Epstein, en küçüğü on dört yaşında olmak üzere reşit olmayan çok sayıda kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamalarıyla yargılanırken, on Ağustos iki bin on dokuzda New York’ta tutuklu bulunduğu hücrede ölü bulundu. Amerika Birleşik Devletleri Federal Soruşturma Bürosu ile Adalet Bakanlığı, incelemeleri sonucunda kamuoyunda tartışılan “müşteri listesi”ne dair kanıt bulunmadığını ve ölümün intihar olduğu sonucuna ulaşıldığını açıklamıştı. Buna rağmen, yeni belgelerle birlikte isimlerin dosyalarda geçmesi ve bazı bölümlerin karartılması, “tam şeffaflık” tartışmasını yeniden büyüttü.
