Halep’in Suyu Tehlikede: Örgüt Fırat Nehri’ni Pazarlık Aracı Olarak Kullanıyor

Halep’in Suyu Tehlikede: Örgüt Fırat Nehri’ni Pazarlık Aracı Olarak Kullanıyor

Terör örgütü YPG/SDG, Suriye topraklarının yaklaşık üçte birini işgal altında tuttuğu bölgelerde enerji kaynaklarının yanı sıra ülkenin en önemli su kaynaklarını da baskı ve tehdit aracı olarak kullanıyor.

Büyük bölümü Fırat Nehri’nin doğusunda olmak üzere geniş bir alanı kontrol eden örgüt, tarım arazileri, enerji sahaları ile birlikte Fırat üzerindeki stratejik barajları da elinde bulunduruyor.

Halep’in doğusundaki Tişrin, Rakka’nın batısındaki Tabka ve Baas barajları YPG/SDG kontrolünde bulunuyor.

Örgüt, Halep’te yaşanan çatışmalar sırasında Fırat Nehri’nden kente sağlanan suyu keserek, suyu bir baskı unsuru olarak kullanabileceğini bir kez daha gösterdi. YPG/SDG, 10 Ocak’ta Halep’in doğusunda Kafse ile Meskene arasında yer alan ve kentin ana su kaynağı konumundaki El-Babiri Su İstasyonu’ndaki pompalama faaliyetlerini durdurdu.

Suriye Enerji Bakanlığı, söz konusu istasyonun Halep kent merkezi ve çevre kırsal bölgeler için hayati öneme sahip olduğunu belirterek, kesintinin vilayet genelinde halkın yaşamını ve temel hizmetlere erişimini olumsuz etkilediğini duyurdu. Artan tepkiler üzerine örgüt, su istasyonunu yeniden devreye almak zorunda kaldı.

Halep Su İşleri Genel Müdürü Muhammet Cemal Diban, kentin su ihtiyacının yüzde 80’inin El-Babiri Su İstasyonu’ndan, kalan kısmının ise yine örgüt kontrolündeki Kafse beldesindeki istasyondan karşılandığını belirtti. Diban, su istasyonlarının kontrol altına alınması ve altyapının yenilenmesi halinde Halep’in su sorunlarının çözülebileceğini ifade etti.

Uzmanlar ise örgütün bu uygulamasını “toplumu cezalandırma” olarak değerlendiriyor. Ümran Araştırma Direktörü Ömer Özkizilcik, suyun kesilmesinin uluslararası insancıl hukuk açısından savaş suçu kapsamına girdiğini belirterek, kesintiden 2 milyondan fazla kişinin etkilendiğini söyledi.

ORSAM Levant Çalışmaları Koordinatörü Dr. Oytun Orhan da YPG/SDG’nin Halep kent merkezindeki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerini kaybetmesinin ardından siyasi olarak zayıfladığını, buna karşılık su ve enerji kaynaklarını Suriye hükümetine karşı bir pazarlık unsuru olarak kullanmaya çalıştığını ifade etti. Orhan, örgütün Fırat Havzası üzerindeki hakimiyeti sayesinde hem elektrik üretimi hem de su dağıtımı konusunda ciddi bir etkiye sahip olduğunu vurguladı.

Uzmanlara göre YPG/SDG, Halep sonrası oluşan güç kaybını telafi etmek amacıyla su kaynaklarını bir koz olarak öne çıkarırken, bu durum bölgede yeni gerilimlerin yaşanabileceğine işaret ediyor.

Haber: Mehmet Reyhanlı

Emniyet Mahrem Yapılanması FETÖ Şüphelileri Yakalandı

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ