Acıbadem Bursa Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Mehmet Karadağ, 4–10 Ocak Verem Eğitim ve Farkındalık Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, veremin (tüberküloz) çoğu zaman grip ve üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla karıştırıldığını söyledi.
Karadağ, verem denildiğinde ilk olarak akciğerlerin akla geldiğini ancak hastalığın yalnızca bununla sınırlı olmadığını vurguladı. Verem basilinin kan ve lenf yoluyla vücudun farklı bölgelerine yayılabildiğini belirten Karadağ, “Omurga, böbrek, beyin zarı, kemikler ve lenf bezleri de etkilenebilir” dedi.
“Verem, tedavi edilmezse ölümcül olabilir”
Tüberkülozun, Mycobacterium tuberculosis adlı bakteri nedeniyle oluşan, bulaşıcı ve kronik bir enfeksiyon hastalığı olduğunu ifade eden Karadağ, hastalığın halk arasında “ince hastalık” olarak bilindiğini hatırlattı. Vakaların yaklaşık yüzde 80’inde akciğerlerin tutulduğunu belirten Karadağ, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Üst solunum yolu enfeksiyonları ve grip ile başlangıç belirtileri çok benzerdir. Bu durum tanının gecikmesine yol açıyor. Öksürük, halsizlik, yorgunluk ve hafif ateş gibi şikâyetler veremde de görülür. Eğer öksürüğünüz 2 haftayı geçtiyse ‘üşüttüm, sigaradandır, geçer’ demeyin.”
Özellikle Bursa gibi nemli ve kış aylarında hava kirliliğinin görülebildiği şehirlerde belirtilerin kolayca gözden kaçabildiğine dikkat çekti.
Dünya genelinde yeniden ilk sırada
Prof. Dr. Karadağ, Dünya Sağlık Örgütü raporlarına göre veremin, bulaşıcı hastalıklara bağlı ölümlerde yeniden ilk sıraya yerleştiğini söyledi. Yıllık 10,7 milyon yeni vaka ve yaklaşık 1,2 milyon ölüm kaydedildiğini aktaran Karadağ, COVID-19 pandemisinin küresel verem mücadelesinde ciddi bir gerilemeye yol açtığını belirtti.
Türkiye’de uygulanan Ulusal Tüberküloz Kontrol Programı sayesinde vaka sayılarında önemli düşüş yaşandığını ifade eden Karadağ, 2005 yılında 20 binin üzerinde olan vaka sayısının günümüzde 9 bin–9 bin 500 bandına gerilediğini, insidans hızının ise 100 binde 10,3’e düştüğünü söyledi.
Bursa özelinde ise yıllık kayıtlı hasta sayısının 350–400 arasında olduğunu belirten Karadağ, “Bursa, yüzde 95’e varan tedavi takip başarısıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans sergiliyor” dedi.
“Tedaviyi yarım bırakmak dirençli vereme yol açıyor”
Karadağ, veremden korunmak ve erken tanı için dikkat edilmesi gereken belirtileri şöyle sıraladı:
-
2 haftayı geçen inatçı öksürük, Gece terlemesi ve uzun süren ateş, İştahsızlık ve hızlı kilo kaybı ve Halsizlik ve göğüs ağrısı
Bu belirtiler görüldüğünde önce Aile Sağlığı Merkezlerine başvurulması, şüphe durumunda ise Verem Savaş Dispanserlerinde sürecin yürütülmesi gerektiğini belirtti. Tedavide kullanılan tüm ilaçların Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz sağlandığını hatırlatan Karadağ, tedaviye başlandıktan 2–3 hafta sonra bulaştırıcılığın kaybolduğunu ancak ilaçların en az 6–9 ay düzenli kullanılmasının şart olduğunu vurguladı.
Karadağ, “Tedavinin yarım bırakılması, ilaç dirençli verem gibi çok daha zor ve maliyetli bir tabloya yol açar” diyerek uyarıda bulundu.
