Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu: “Alkol Nedir?”
Biri size, 8 yaşında bir çocuğu taciz ettiğini anlatsa ona güler misiniz?
Ya da elden ayaktan düşmüş yaşlı bir insanı evire çevire dövüp kemiklerini kırdığını söylese yine ona güler misiniz?
Veya ne güzel iş yaptın dercesine tebessüm eder misiniz?
Veya hayatını, almış olduğu üç kuruşluk emekli maaşıyla geçindirmeye çalışan bir yaşlının maaşını çalan ve onu ballandıra ballandıra anlatan hırsıza, “Yaa biz böyle yapamıyoruz ya, sen hayatın nasıl güzel yaşanacağını çok iyi biliyorsun.” türünden ifadeler kullanır mısınız?
Muhtemelen bu örneklerin hiçbirinde olumlu tepkiler göstermezsiniz.
Ama kimileri, içki içen, alkol alan ve bunu ballandıra ballandıra anlatan kişileri ya da olayları dinleyince ona memnuniyet ifadeleri kullanır.
Hatta, “Ya ne güzel ya! Hayatı sen yaşıyorsun, biz ot gibi yaşıyoruz, ot geldik, ot gidiyoruz.” şeklinde övgü dolu ifadeler bile kullanır.
Tabii bu örneği söylediğimde kimilerinin, “İçki içmenin tacizle, hırsızlıkla, yaşlı insanları kemiklerini kırarcasına dövmekle ne alakası var?” diyeceğini biliyorum.
Çok yakından alakası var!
İçki, insana her kötülüğü yaptırtır. Tacizin de hırsızlığın da gücün yettiği kişilere şiddet uygulamanın da en önemli sebeplerinin başında alkol gelir.
Her içen için söylemiyorum ama alkol alan sapıtır, her türlü kötülüğü yapar, cinayet işler; hatta çocuklarını, ana babasını bile öldürür.
Tacizlerde bulunur, hırsızlıklar yapar, hatta intiharlar bile eder.
Hatta daha fazlası; trafik kazaları, kanser, felç, kalp krizi, şeker hastalığı gibi ölümcül hastalıklara da yol açar.
İçki böyle aşağılık bir şeydir.
Dünyanın neresine giderseniz gidin, emniyet kayıtlarında cinayetlerin, trafik kazalarının ve şiddet olaylarının en önemli sebepleri arasında yine içkiyi görürsünüz.
Dünyanın neresinde hangi doktorla görüşürseniz görüşün, size yapacağı ilk tavsiye içkiden, alkolden uzak durun olacaktır.
Tüm resmi kayıtlara, tüm bilimsel verilere, sağlık otoritelerinin tüm uyarılarına rağmen dünyada İslam'dan başka içkinin ne kadar kötü bir şey olduğunu söyleyen tek bir sistem var mıdır?
Yani az önce söylediklerim gibi trafik kazalarının, cinayetlerin, kadına ve çocuğa yönelik şiddet vakalarının, hırsızlıkların, kanser, felç, kalp krizi, şeker hastalığı gibi ölümcül rahatsızlıkların en önemli sebeplerinden bir tanesi alkol değil midir?
Buna rağmen tüm dünyada tek bir sistem içkiyi, alkolü eleştirir mi?
Sanırım tüm dünya anayasalarında suçu ve suçluyu övmek başlı başına bir suçtur.
Bunun tam tersine, yukarıda saydığım adli vakaların ve tıbbi krizlerin sebebi olan içkiyi övmek memnuniyet verici bir fiil olarak değerlendirilir.
Alkol masasına arkadaş olarak oturursunuz, arkadaşınızın katili olarak kalkarsınız.
Alkolün zararlarını sıralamaya bu satırlar yetmez.
Bunlara rağmen kimse içkinin aleyhine tek bir kelime bahsetmez.
İslam işte böyle bir şeydir.
Alkol alıp kendi istifrasında (afedersiniz) sere serpe bayılıp yatmaktan muhafaza ederek onun saygınlığını korur.
Onu, alkolün yol açtığı adli vakalardan ve hastalıklardan uzak tutar.
İslam insanlığa bu haliyle hizmet eder.
Buna karşılık şöyle bir savunma geliştirildiğini de biliyorum:
“Aklı başında içince hiçbir şey olmaz, kontrollü içtiğin zaman içki sana zarar vermez.”
Şeklinde safsataların sıralanacağını da düşünüyorum.
Bunlara karşı da şunu söyleyeyim:
Küresel burjuvanın aparatı olan Dünya Sağlık Teşkilatı bile alkolde sarhoş olmama şeklinde bir alt eşik yoktur diye açıklama yapar.
Yani sarhoş olmayacak kadar içtiğinizde içkinin tadını tam olarak zaten alamıyorsunuz; sarhoş olma aşamasında ancak içkinin tadı alınmaktadır.
Bu manada sarhoş olma aşaması da her defasında aşama aşama yukarıya doğru çıkmaktadır.
Bu süreç de kişiyi daha fazla alkole, hatta Allah korusun uyuşturucuya, kokaine kadar sürüklemektedir.
Yani bu safsataların hiçbir karşılığı yoktur.
Buna benim hiç ciddiye almadığım Dünya Sağlık Teşkilatı bile karşı çıkar.
Bu arada şunu da söyleyeyim;
Bu sözlerim, alkol belasından kurtulamayan kişilere değil, bizzat alkolün kendisinedir.
