Ramazan ayında sağlıklı ve huzurlu bir süreç geçirmek için uzmanlar önemli uyarılarda bulundu. Erzurum Sağlık Müdürü tarafından yapılan paylaşımda, “Ramazan Ayında Sağlıklı Beslenme Rehberi” başlığıyla sahurdan iftara, sıvı tüketiminden fiziksel aktiviteye kadar birçok konuda önerilere yer verildi. Uzmanlar, özellikle sahura mutlaka kalkılması gerektiğini belirtti.
Sahur yapmadan oruç tutmanın gün içinde halsizlik ve kan şekeri düşüşüne yol açabileceği ifade edildi. Uzmanlar, sahurda yumurta, yoğurt, peynir, tam tahıllı ekmek, çiğ sebze ve meyvelerden oluşan hafif bir kahvaltı yapılmasını ya da çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edilmesini önerdi. Aşırı tuzlu ve yağlı yiyeceklerden, hamur işlerinden ve işlenmiş ürünlerden uzak durulması gerektiği vurgulandı.
Sıvı tüketiminin önemine dikkat çeken uzmanlar, suyun ilk tercih olması gerektiğini belirtti. Suyun tek seferde ve hızlı şekilde değil, iftar ile sahur arasında aralıklarla ve yudumlayarak tüketilmesi gerektiği ifade edildi. Asitli ve şekerli içecekler yerine süt, ayran, sade soda, taze sıkılmış meyve-sebze suları ile şekersiz hoşaf ve kompostoların tercih edilmesi önerildi.
İftarda ise orucun 1-2 adet hurma ve su ile açılması tavsiye edildi. Çorba ve salatayla başlanması, ardından 10-15 dakika ara verilmesi gerektiği belirtildi. Ani ve aşırı yemek tüketiminin mide sorunlarına ve kan şekeri dalgalanmalarına neden olabileceği kaydedildi. Ana öğünde ızgara, haşlama veya fırında pişirilmiş yemekler, sebze yemekleri, kurubaklagiller, yoğurt ve salata tercih edilmesi gerektiği ifade edildi. Porsiyon kontrolüne dikkat edilerek pide, bulgur pilavı ve pirinç tüketilebileceği aktarıldı.
Tatlı tüketiminde ise şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyveli tatlıların tercih edilmesi gerektiği vurgulandı. Tatlının iftardan hemen sonra değil, 1-2 saat sonra tüketilmesi ve haftada 1-2 kez ile sınırlandırılması önerildi. Diğer günlerde süt, yoğurt, meyve, kuru meyve ve kabuklu yemişlerle ara öğün yapılabileceği belirtildi.
Uzmanlar ayrıca yemeklerin yavaş yenmesi ve iyi çiğnenmesi gerektiğini, hazımsızlık ve reflü gibi sorunların önüne geçmek için yemek sonrası hemen yatılmaması gerektiğini kaydetti. Kabızlık riskine karşı su tüketiminin artırılması ve lif oranı yüksek besinlerin tercih edilmesi gerektiği ifade edildi. Ramazan’da temel amacın kilo almak ya da vermek değil, metabolik dengeyi korumak olduğu vurgulandı. Diyabet ve hipertansiyon gibi kronik hastalığı bulunan bireylerin ise mutlaka hekim ve diyetisyen kontrolünde oruç tutması gerektiği belirtildi.
Fiziksel aktivitenin de ihmal edilmemesi gerektiğini belirten uzmanlar, gün içinde ağır egzersizden kaçınılmasını, iftardan 1-2 saat sonra yapılacak hafif tempolu yürüyüşlerin sindirime ve kilo kontrolüne katkı sağlayacağını ifade etti.
