ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın küresel ekonomiye etkisi giderek ağırlaşıyor. Çatışmaların ilk ayında dünya borsalarında toplam 14 trilyon dolarlık değer kaybı yaşandı. Küresel piyasalardaki bu sert düşüş, savaşın yalnızca bölgesel değil, dünya genelinde ekonomik sarsıntıya yol açtığını ortaya koydu.
Küresel borsalarda sert düşüş
Savaş öncesinde toplam değeri 157,5 trilyon dolar seviyesinde olan dünya borsaları, kısa sürede 143,5 trilyon dolara geriledi. Bu düşüş, yatırımcı güvenindeki ciddi erozyonu gözler önüne serdi. Uzmanlar, jeopolitik risklerin finansal piyasalarda büyük bir baskı oluşturduğunu vurguluyor.

Enerji hattında kritik risk: Hürmüz Boğazı
Krizin en kritik noktası ise enerji arzı oldu. Dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yaşanan güvenlik riskleri ve geçiş aksaklıkları, küresel enerji akışını doğrudan etkiledi. Bu durum petrol ve doğal gaz piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açtı.
Petrol 100 doları aştı
Artan riskler ve arz endişesiyle Brent petrolün varil fiyatı 100 doların üzerine çıktı. Yükselen enerji maliyetleri sadece akaryakıtla sınırlı kalmadı; taşımacılık, üretim ve tarım maliyetleri de zincirleme şekilde arttı. Bu durum küresel çapta yeni bir maliyet dalgasını tetikledi.
Ekonomide “arz şoku” uyarısı
Uzmanlar, yaşanan süreci “arz yönlü şok” olarak değerlendiriyor. Enerji maliyetlerindeki artışın üretim zincirinin her aşamasına yansıdığına dikkat çekiliyor. Özellikle enerjiye bağımlı ülkelerin bu süreçten daha fazla etkileneceği belirtiliyor.
Küresel etkiler büyüyor
Savaşın devam etmesi halinde, gıda ve emtia fiyatlarının yüksek seyretmesi bekleniyor. Büyük ölçekli şirketlerin kriz yönetiminde avantajlı olduğu ifade edilirken, küçük işletmelerin likidite sorunları nedeniyle daha fazla zorlanabileceği vurgulanıyor.
Uzmanlara göre, enerji fiyatlarındaki yükseliş kısa vadede bazı üretici ülkeler için avantaj sağlasa da uzun vadede talep daralması nedeniyle küresel ekonomiye zarar verebilir.
