Haftalardır Tiananmen Meydanı'nı mesken tutarak demokratik reform, ifade özgürlüğü ve yolsuzlukla mücadele talebiyle barışçıl gösteriler düzenleyen üniversite öğrencilerine Çin ordusu ağır silahlar ve tanklarla müdahale etti. Askerlerin meydanı boşaltmak adına doğrudan sivilleri hedef alarak ateş açması sonucu, ilk belirlemelere ve bağımsız kaynakların aktardığı raporlara göre 2 bin civarında öğrenci hayatını kaybetti.
Tiananmen Meydanı Olayları Nasıl Başladı? Öğrenciler Ne İstiyordu?
Nisan 1989'da Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) eski genel sekreteri ve reform yanlısı lider Hu Yaobang'ın ölümü, ülkede bir süredir alttan alta büyüyen huzursuzluğun fitilini ateşledi. Ekonomik dalgalanmalar, yüksek enflasyon, işsizlik ve parti içindeki bürokratik yolsuzluklardan bunalan üniversite öğrencileri, Yaobang'ın anısını yaşatmak ve taleplerini haykırmak amacıyla Pekin'in kalbi sayılan Tiananmen Meydanı'nda toplanmaya başladı.
Kısa sürede çığ gibi büyüyen hareket sadece Pekin ile sınırlı kalmadı ve ülkenin diğer büyük kentlerine de sıçradı. Meydanda kamp kuran yüz binlerce gence işçiler, aydınlar ve sıradan vatandaşlar da destek verdi. Öğrencilerin temel talepleri şu şekilde sıralanıyordu:
-
Demokratik Reformlar: İfade, basın ve toplanma özgürlüğünün anayasal güvence altına alınması.
-
Yolsuzlukla Mücadele: Devlet kademelerinde ve parti içinde gücün kötüye kullanılmasının engellenmesi ve şeffaflık.
-
Eğitim Bütçesi: Üniversitelere ve eğitim sistemine ayrılan payın artırılması, gençlerin sosyo-ekonomik şartlarının iyileştirilmesi.
Çin Ordusunun Kanlı Müdahalesi: Tanklar Meydana Girdi
Hükümet ile öğrenci liderleri arasında yürütülen diyalog arayışlarının sonuçsuz kalması ve gösterilerin ÇKP yönetimi tarafından "rejimi yıkmaya yönelik karşı devrimci bir isyan" olarak nitelendirilmesi üzerine Pekin'de sıkıyönetim ilan edildi.
Gece yarısına doğru Çin Halk Kurtuluş Ordusu'na bağlı tanklar ve tam teçhizatlı birlikler, meydanı çevreleyen barikatları yıkarak dört bir yandan Tiananmen'e giriş yaptı. Askerler, meydanı terk etmemekte direnen ve sadece barışçıl sloganlarla karşılık veren silahsız öğrenci gruplarının üzerine yaylım ateşi açtı. Tankların, öğrencilerin kurduğu çadırları ve insan barikatlarını ezerek ilerlediği dehşet gecesinde meydan adeta bir savaş alanına döndü. Kurşunların hedefi olan veya tankların altında kalan yaklaşık 2 bin genç yaşamını yitirirken, binlerce kişi de ağır yaralandı.
Peki ya, Meşhur "Tank Adam" (Tank Man) kim?

Katliamın yaşandığı askeri müdahalenin ertesi günü, Pekin sokaklarında çekilen tek bir fotoğraf karesi, baskıya karşı direnişin küresel sembolü haline geldi. Tiananmen Meydanı'ndan çıkış yapan devasa Çin tanklarının karşısına elindeki alışveriş poşetleriyle tek başına dikilen ve tankların ilerlemesini engelleyen meçhul bir protestocu, tüm dünyada hayranlık uyandırdı. "Tank Adam" olarak tarihe geçen bu kişinin kimliği ve akıbeti, Pekin yönetiminin uyguladığı sıkı sansür politikaları nedeniyle hiçbir zaman tam olarak öğrenilemedi.
Küresel Tepki ve Çin'in Hafıza Sansürü
Tiananmen Meydanı'nda yaşanan katliam, uluslararası camiada çok büyük bir infiale ve nefret dalgasına yol açtı. Batılı ülkeler başta olmak üzere pek çok devlet Çin yönetimine karşı ekonomik ambargolar ve askeri teçhizat satışı yasakları uyguladı.

Çin hükümeti ise olaylarda hayatını kaybedenlerin sayısını yüzlerle ifade ederek gerçek bilançoyu gizlemeye çalıştı. Günümüzde dahi Çin sınırları içerisinde "Tiananmen", "4 Haziran" veya "1989" gibi kelimelerin internet arama motorlarında aranması, sosyal medyada paylaşılması ve ders kitaplarında anılması tamamen yasaklanmış durumda. Tarihin akışını değiştiren bu kanlı müdahale, insan hakları örgütleri tarafından her yıl dünya genelinde anılmaya ve adalet aranmaya devam ediyor.
