Trabzon’un Çömlekçi Mahallesi’nde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları sırasında Roma dönemine ait olduğu değerlendirilen önemli bir arkeolojik yapı keşfedildi. Yer altındaki tonozlu su kanalının yaklaşık 300-400 metre uzunluğunda olduğu ve yüzeyin 1,5-2 metre altında bulunduğu belirlendi.
Su kanalının keşfedilmesinin ardından içeride gaz bulunma ihtimaline karşı AFAD ekipleri ölçüm yaptı. Güvenlik kontrollerinin ardından Trabzon Müze Müdürlüğü ile Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) akademisyenlerinden oluşan ekip tünelde detaylı incelemelerde bulundu.
Yapının Arafilboyu sapağından başlayarak sahil yoluna ve eski Trabzon Limanı sahasına kadar uzandığı tespit edildi. Kanalın yaklaşık 2 metre genişliğinde ve 2 metre yüksekliğinde olduğu, ortasında 1,20 metre genişliğinde su hattı, yanlarında ise 50-60 santimetrelik yürüme sekileri bulunduğu belirlendi.
Erken Roma dönemine işaret ediyor
Kanal hakkında bilgi veren Karadeniz Teknik Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı ve Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Yavuz, yapının mimari özelliklerinin Roma dönemine işaret ettiğini söyledi.
Yavuz, “İşçiliği, kullanılan malzemesi ve yapısal özellikleri erken Roma dönemine, özellikle Traianus ve Hadrianus dönemlerine işaret ediyor. Üst örtüsü tamamen düzgün kesme taşlardan oluşan nitelikli bir tonoz yapıya sahip” dedi.

Zamanla kanalizasyon olarak kullanılmış
Uzmanlar, su kanalının ilk yapıldığında içme suyu taşımak amacıyla inşa edildiğini değerlendiriyor. Ancak Osmanlı döneminden itibaren yan duvarlara açılan deliklerle kanalın kanalizasyon hattı olarak kullanılmaya başlandığı tespit edildi.
Tünelin tabanında suyun hızını azaltmak için basamaklar bulunduğu ve kanalın düz bir hat yerine kırıklı bir güzergâh izlediği de yapılan incelemelerde ortaya çıktı.

Türkiye’de benzeri yok
Uzmanlar, Türkiye’de benzer yer altı su kanallarının yalnızca iki bölgede bulunduğunu belirtti. Bunlardan biri Smyrna Antik Kenti, diğeri ise İstanbul’da bulunan bir Roma dönemi su yapısı olarak biliniyor.
Trabzon’daki kanalın ise mimari özellikleri bakımından Türkiye’de başka bir örneği bulunmayan nadir bir yapı olduğu ifade edildi.
Arkeologlar, kanalın çevresinde yapılacak kurtarma kazılarıyla yapının hangi amaçla kullanıldığının ve suyun hangi noktaya taşındığının daha net anlaşılabileceğini belirtti. Yapının koruma altına alındığı ve ilerleyen süreçte turizme kazandırılmasının hedeflendiği bildirildi.
