KİLİSLİ RESSAM ŞENAY SEYMEN'İN GÖZÜYLE "KIŞ MEVSİMİ"

           “Resim yapmayı seven birisi olarak kış mevsiminin verdiği tabiatın sessizliği, bana resim yapma fırsatını çok güzel vermiştir. Özellikle tüm doğayı bembeyaz karla kaplayan o muhteşem güzellik, beni daha çok sanata itmektedir. Kış mevsiminden almış olduğum bu ilhamla ben de İstanbul sokaklarında, çocuğunu bin bir zorluklarla okula götüren babanın resmini severek çalışmaya başladım.”

                                                                                       Şenay Seymen
                                                                                              Ressam
            Bazen içimizde bir hüzün rüzgârı estiren, ancak şair, ressam ve mu****inaslara yoğun bir ilham veren kış mevsimi, 21 Aralık ile 21 Mart arasına kadar devam eder. Her ne kadar kış mevsimi tabiatın yani ağaç ve çiçeklerin uykuda olduğu bilinse de şair, ressam ve yazarlarımızın bu sessizlikten daha çok ilham aldıkları tespit edilmiştir.

           Kış mevsiminde doğaya bir göz çattığımız zaman, yemyeşil ağaçlar güzelliğini kaybederek yapraklarını dökmeye, bitkiler sararmaya, çiçekler solmaya başladığını görürüz. Diğer taraftan hayvanlar ise, kış uykusuna yatmaya başlarlar.

           Kış insan üzerinde de etki yapmaktadır. Mevsim başlamasıyla vücutta fiziksel ve ruhsal değişiklikler de beraberinde gelir. Özellikle yorgunluk, halsizlik ve depresyon gibi şikayetler görülebiliyor. Kimi zaman 'Yağmuru, karı özlemişiz' desek de kendimizi kalın kışlıkların içinde ve sıcak yerlerde buluyoruz. Uzmanlara göre, kış aylarında ortaya çıkan bu değişikliklerin iki nedeni olduğu bildirilmekte. Birincisi, ısı değişimlerin ve nem oranlarında ani azalmaların görülmesidir. İkinci etken ise psikolojik etkiler olup, kış mevsiminin gelişiyle havalar soğumaya başladığı için kişilerde depresif ruh hali ortaya çıkabiliyor.

            Aslında kış mevsiminin vermiş olduğu bu duygunun esas nedenine indiğimiz zaman, tamamen bir bilimsel temele dayandığını görürüz. Çünkü kış mevsiminde, tüm doğa yavaş yavaş uykuya yatarken o sırada vücudumuz bu sisteme uyum sağlamaktadır. Diğer taraftan bu mevsimde güneşin geç doğmasıyla birlikte, yataktan her zamankinden daha geç kalkmamızı isteriz. Yine bu mevsimde arka arkaya gelen yoğun işlerin,  okullarda sınavların stresi ve güneş ışınlarının azalması, mutluluk hormonlarımızın azalmasına neden olmaktadır.

           Kış mevsiminin diğer bir olumsuz yönü de enerji tüketimi ile çevre tahribatının çoğalmasıdır. Bunun yanı sıra, bulaşıcı hastalık vakalarında da artışlar görülmektedir. Bunun önüne geçmek için, daha doğrusu bozulan vücut direncimizi yükseltmek için spor yapmamız, gerekirse vitamin almamız gerekir. Özellikle su içme alışkanlığımıza dikkat etmeliyiz.
                Kış mevsiminin tüm bu olumsuzluklarını bertaraf ederek gerek güzel çalışmasıyla gerekse anlamlı yorumuyla benim makaleme renk katan değerli hemşerim Ressam Şenay Seymen’e teşekkür ediyor ve başarılarının devamını diliyorum.