2 Nisan 1453 – İstanbul Surları Önü
Dünya tarihi bugün geri dönülemez bir yola girdi. Sultan II. Mehmet, devasa ordusuyla beraber Bizans surlarının önüne ulaştı ve kuşatmayı resmen başlattı. Belirsizlik yok, ihtimal yok; Osmanlı ordusu bugün İstanbul’un kapısına dayandı. Şehir artık dış dünyadan tamamen koparılmış durumda.
Rumeli Hisarı: Bizans’ın Nefes Borusu Kesildi Kuşatmanın başarısı aylar öncesinden atılan bu stratejik adımla mühürlendi. Sultan Mehmet’in bizzat planladığı ve inşa ettirdiği Rumeli Hisarı (Boğazkesen), Karadeniz’den gelebilecek her türlü yardımı imkansız hale getirdi. Bu kale sadece taştan bir yapı değil, şehrin boğazını sıkan bir eldir. Artık ne bir erzak gemisi ne de bir destek birliği bu hattı geçemez. Boğazın kontrolü tamamen Türklerin elindedir.
Şahi Topları: Surların Korkulu Rüyası Bugün surların önüne çekilen o devasa toplar, savaşın kaderini değiştirecek en büyük teknolojik devrimdir. Macar usta Urban’a döktürülen "Şahi" isimli bu devasa silahlar, o zamana kadar "hiçbir güç tarafından yıkılamaz" denilen Bizans surlarını yerle bir etmek için tasarlandı. Bu topların gürlemesiyle birlikte sadece surlar değil, bir devrin psikolojik üstünlüğü de sarsılıyor. Sultan Mehmet, bu hamlesiyle surların bir koruma kalkanı değil, Bizans için bir hapishane duvarı olduğunu tüm dünyaya gösterdi.
Topyekün Abluka ve Sultan'ın Net Tavrı Sultan II. Mehmet, otağını surların en kritik noktasına, Bayrampaşa Deresi yatağına kurdurdu. Ordu bugün itibarıyla kuşatma düzenini tam disiplinle aldı. İstanbul artık karadan tamamen sarılmış, denizden ise Rumeli Hisarı ile kilitlenmiştir. Bizans İmparatorluğu için kaçış yolu kalmadı. Sultan'ın kararı net ve tartışmaya kapalıdır: Bu şehir ya teslim alınacak ya da fethedilecek.
Surların önünde sessizlik bitti, artık sadece topların sesi ve tarihin ayak sesleri duyuluyor. Bizans için sonun başlangıcı, dünya için ise yeni bir çağın şafağı bugün söküyor.
Haber: MEHMET REYHANLI