Osmanlı’dan günümüze uzanan masonluk hareketi, bugün Türkiye’de en az 6 bağımsız kuruluşla yoluna devam ediyor. Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası ile Özgür Masonlar Büyük Locası, binlerce üyesiyle öne çıkıyor.
Türkiye’de masonluk, Osmanlı’nın son dönemlerinden Cumhuriyet’e, oradan günümüze uzanan uzun bir geçmişe sahip. Bugün ülkede en az 6 bağımsız masonik kuruluş faaliyet gösteriyor. Bunların en bilinenleri ise Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası ile Özgür Masonlar Büyük Locası.
18. yüzyıldan günümüze köklü bir geçmiş
Türkiye’de masonluğun izleri 1721 yılına kadar uzanıyor. İstanbul’da Fransız Masonları tarafından kurulan ilk localar, kısa sürede İzmir ve Halep gibi merkezlere de yayıldı. Osmanlı döneminde zaman zaman yasaklamalara maruz kalan mason locaları, özellikle Tanzimat sonrasında yeniden güç kazandı. 19. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı topraklarında 60’tan fazla loca faaliyet gösterdi.
Cumhuriyet’in ilk yıllarında masonlar, farklı isimlerle örgütlenerek faaliyetlerini sürdürdü. 1909’da İstanbul’da yeniden kurulan Büyük Loca, modern Türk masonluğunun temel taşlarından biri kabul ediliyor. Ancak masonluk, dönem dönem yasaklarla da karşı karşıya kaldı. 1935’te çıkarılan kararlarla faaliyetler askıya alındı; 1956’da yeniden yapılanma süreci başladı.
Günümüzdeki yapılar ve sayılar
Bugün Türkiye’de masonluğu temsil eden üç büyük loca bulunuyor. Bunların en büyüğü, Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası. 24 şehirde ve Kuzey Kıbrıs’ta toplam 272 loca ile faaliyet gösteren yapı, yaklaşık 18.000 üyeye sahip. İngiltere, İrlanda ve ABD gibi dünyanın önemli mason otoriteleri tarafından tanınan bu yapı, “regüler masonluk” temsilcisi konumunda.
Bir diğer önemli kuruluş ise Özgür Masonlar Büyük Locası. 1966’da Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar’dan ayrılarak kurulan bu yapı, liberal masonluk çizgisinde faaliyet gösteriyor. Bugün yaklaşık 43 loca ve 4.000 üye ile varlığını sürdürüyor. Ayrıca kadınların da masonluk içinde yer alabilmesi için kurulan Kadın Büyük Mason Locası ve ona bağlı yapılar da 1.400 civarında üyeye sahip.
Toplamda, yüksek dereceleri düzenleyen şûralarla birlikte Türkiye’de en az 6 bağımsız masonik kuruluş bulunuyor.
Osmanlı’da bilinen masonlar
Osmanlı İmparatorluğu döneminde masonluğa katıldığı bilinen veya masonlukla adı anılan bazı önemli isimler:
Mithat Paşa – Tanzimat dönemi devlet adamı, Meşrutiyet’in ilanında etkili figürlerden biri.
Talat Paşa – İttihat ve Terakki’nin önde gelen isimlerinden, Osmanlı Sadrazamı.
Enver Paşa – İttihatçı liderlerden, masonlukla ilişkisi dönem kaynaklarında sıkça yer aldı.
Said Halim Paşa – Sadrazam, mason localarında bulunmuş isimlerden.
Kıbrıslı Kamil Paşa – Osmanlı sadrazamlarından, masonluk geçmişiyle bilinir.
Bu isimler dönemin siyasi ve toplumsal hayatında masonluğun etkisine işaret ediyor.
Türkiye Cumhuriyeti’nde masonlukla anılan isimler
Cumhuriyet döneminde masonluk, siyasi tartışmalarda da gündeme geldi. Özellikle 1960’lı yıllardan itibaren masonluk, zaman zaman kapatılma ve yeniden açılma süreçleri yaşadı. Bu dönemde adı masonlukla anılan bazı tanınmış kişiler:
Celâl Bayar – Türkiye Cumhuriyeti’nin 3. Cumhurbaşkanı, mason localarıyla bağlantısı olduğu iddia edilmiştir.
Süleyman Demirel – 9. Cumhurbaşkanı, masonluk tartışmalarında adı sık sık geçti; bu mesele 1966’daki ayrışmanın da fitilini ateşledi.
Hüseyin Cahit Yalçın – Gazeteci ve siyasetçi, mason çevrelerinde yer alan isimlerdendi.
Prof. Suphi Nuri İleri – Akademisyen ve yazar, masonluk içindeki faaliyetleriyle biliniyor.
Kültürel ve entelektüel faaliyetler
Masonluk yalnızca ritüel faaliyetlerle sınırlı kalmadı. Türkiye’de yayınlanan masonik dergiler ve yayınevleri aracılığıyla felsefe, tarih, bilim ve ezoterizm alanlarında entelektüel içerikler üretildi. Osmanlı döneminde “Büyük Şark” gibi dergiler aracılığıyla toplumsal tartışmalara katkı yapılmış, Cumhuriyet döneminde de bu gelenek sürdürülmüştür.
Haber: Abdurrahman REYHANLI