Buğdayda Alarm: Ortadoğu Krizi Gıda Fiyatlarını Tırmandırıyor

Buğdayda Alarm: Ortadoğu Krizi Gıda Fiyatlarını Tırmandırıyor

Ortadoğu’daki çatışma, buğdaydan gübreye uzanan zinciri vurdu. Uzmanlar, 2027’ye kadar sürebilecek yeni bir gıda baskısına dikkat çekiyor.

Ortadoğu’da büyüyen gerilim, sadece enerji piyasalarını değil, dünya genelinde gıda güvenliğini de sarsıyor. Küresel ticaretin en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıklar, yakıt ve gübre maliyetlerini yukarı çekerken, bu durum tarımsal üretimden taşımacılığa kadar geniş bir alanda baskı oluşturuyor. Son gelişmelerin ardından Chicago Ticaret Borsası’nda işlem gören gösterge buğday vadeli kontratları bu hafta yaklaşık yüzde 4,5 yükselerek son dönemin en sert haftalık artışlarından birine yöneldi.

Piyasalardaki yükselişin arkasında yalnızca savaş kaynaklı endişeler yok. ABD’de kuraklığın etkisini artırması, Avustralya ve Karadeniz havzasındaki kuru hava koşullarıyla birleşince küresel buğday arzına ilişkin kaygılar daha da güçlendi. Analistler, arz tarafındaki bu baskının jeopolitik risklerle aynı anda büyümesinin, önümüzdeki aylarda hububat fiyatlarında oynaklığı daha da artırabileceğini belirtiyor. Reuters’ın 3 Nisan tarihli haberine göre Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü de çatışmanın uzaması halinde tarım girdisi maliyetleri üzerinden dünya gıda fiyatlarındaki yükselişin sürebileceği uyarısında bulundu.

Çatışmanın etkisi tarlaya kadar ulaştı

Yardım kuruluşu Mercy Corps’un 14 Nisan’da yayımladığı analiz, Ortadoğu’daki savaşın ekonomik şoklarının dünyanın en kırılgan ülkelerinde 2026 ve 2027 gıda güvensizliği tablosunu şimdiden büyük ölçüde şekillendirdiğini ortaya koydu. Kuruluşa göre özellikle Somali, Etiyopya ve Pakistan gibi ithalata bağımlı ülkeler; yükselen yakıt fiyatları, pahalılaşan gübre ve aksayan nakliye nedeniyle ekim dönemine ciddi baskı altında giriyor. Raporda, 40 günü aşan tedarik bozulmalarının çiftçilerin gübre kullanımını azaltmasına, ekim alanlarını küçültmesine ya da bazı tarlaları hiç ekmemesine yol açabileceği vurgulandı.

Mercy Corps Afrika Başkan Yardımcısı Melaku Yirga da tehlikenin bugünden yarına sınırlı olmadığını açık biçimde ortaya koydu. Yirga, savaşın gıda güvenliği üzerindeki etkisinin henüz toprağa düşmemiş hasatları bile şimdiden etkilediğini belirterek, fiyatlar yarın dengelense bile çiftçilerin bugün aldığı kararların gelecek sezonun üretimini belirleyeceğini söyledi. Bu değerlendirme, krizin yalnızca bugünkü fiyatları değil, gelecek iki yılın üretim kapasitesini de tehdit ettiğini gösteriyor.

Hürmüz’deki daralma zincirleme baskı oluşturuyor

Krizde en kritik başlıklardan biri de Hürmüz Boğazı. AP, Reuters ve diğer uluslararası kaynaklara göre boğazdaki geçişler son haftalarda ciddi şekilde aksadı; daha önceki dönemde deniz taşımacılığında yüzde 90’ı aşan daralma yaşandığı, son günlerde ise geçişlerin hâlâ belirsizlik altında sürdüğü bildiriliyor. Bu güzergâh, dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte biri için hayati önem taşıyor. Buradaki her aksama, doğrudan akaryakıt fiyatlarına ve dolaylı olarak gübre üretimi ile nakliye maliyetlerine yansıyor.

Yakıt ve taşımacılık maliyetlerindeki artışın ilk etkileri sahada görülmeye başladı. Mercy Corps, bazı pazarlarda yakıt fiyatlarının günler içinde yüzde 150’ye kadar yükseldiğini, bunun sulama ve ulaşım giderlerini sert biçimde artırdığını bildirdi. Raporda Somali’de kuraklıktan etkilenen bölgelerde su maliyetlerinin iki katına çıktığı, Sudan’a gönderilen yardımların ise alternatif rotalara kaydırılması nedeniyle binlerce kilometrelik ek yol ve haftalar süren gecikmelerle ulaştırıldığı belirtildi.

45 milyon kişi daha açlık riskiyle karşı karşıya

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı da tehlikenin boyutuna dikkat çeken en çarpıcı uyarılardan birini yaptı. Kurumun mart ayında yayımladığı analize göre, çatışma yıl ortasına kadar sona ermez ve petrol fiyatları yüksek kalmaya devam ederse, dünya genelinde yaklaşık 45 milyon kişi daha akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kalabilir. Bu sayı, halihazırda gıda güvensizliği yaşayan yüz milyonlarca insana eklenecek yeni bir dalgaya işaret ediyor.

Ortadoğu’daki çatışma, iklim baskısı ve yükselen girdi maliyetleri aynı anda küresel tarım sistemini zorluyor. Buğday fiyatlarındaki son sert yükseliş, sorunun yalnızca emtia borsalarıyla sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. Asıl risk, en kırılgan ülkelerde ekmeğin daha pahalı, üretimin daha düşük ve insani yardımın daha geç ulaşacağı yeni bir dönemin kapıda olması.

Haber: Mehmet REYHANLI
Kaynak: Anadolu Ajansı
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ