Dirsek ağrısının sessiz nedeni: Tenisçi dirseği

Dirsek ağrısının sessiz nedeni: Tenisçi dirseği

Prof. Dr. Erhan Serin, tenisçi dirseğinde ameliyat dışı yöntemlerle hastaların yaklaşık yüzde 95’inde başarılı sonuç alındığını söyledi.

Uzmanlar, özellikle tekrarlayan ve zorlayıcı el-bilek hareketlerinin bu rahatsızlığı tetiklediğine dikkat çekiyor.

Halk arasında “tenisçi dirseği” olarak bilinen lateral epikondilit, yalnızca spor yapanları değil; masa başı çalışanlardan el işiyle uğraşanlara kadar birçok kişiyi etkileyebilen yaygın bir kas-iskelet sistemi sorunu olarak öne çıkıyor. Acıbadem Adana Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Erhan Serin, dirsek ağrısının sık görülen bu nedenine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Prof. Dr. Serin, tenisçi dirseğinin temelinde tekrarlayan ve zorlayıcı hareketler bulunduğunu belirterek, ön kol kaslarının dirseğin dış kısmındaki yapışma bölgesinde zamanla mikro hasarlar oluştuğunu söyledi. Serin, bu mikro hasarların önce iltihaplanma sürecini, ardından da doku yıpranmasını beraberinde getirdiğini, bunun da hastalarda giderek artan ağrıya yol açtığını vurguladı. Ağrının çoğunlukla dirseğin ve ön kolun dış tarafında hissedildiğini, zorlayıcı hareketlerle belirgin şekilde arttığını belirten Serin, bazı hastalarda şiddetin gece uykusunu bozabilecek seviyeye ulaşabildiğini aktardı.

Toplumun yaklaşık yüzde 1-3’ünü etkilediği belirtilen lateral epikondilitin, kadın ve erkeklerde benzer oranlarda görüldüğünü ifade eden Serin, özellikle 30-60 yaş aralığında daha sık karşılaşıldığını kaydetti.

Yanlış teknik riski artırıyor

Tenisçi dirseğinin yalnızca sporla ilişkilendirilmesinin doğru olmadığını dile getiren Serin, el gücünün yoğun kullanıldığı işlerin, uzun süreli tekrar eden hareketlerin ve günde bir saatten fazla aynı el-bilek aktivitesinin yapılmasının riski artırdığını söyledi. Ayrıca sigara kullanımı ile bazı hastalarda uzun süreli kortizon kullanımının tendon dokusunun iyileşme kapasitesini olumsuz etkileyebildiğini aktardı. Raket sporlarında yanlış teknik, sık ve uzun süreli oyun, raketin sap uzunluğu ve ağırlığının kişiye uygun olmamasının da dirseğe binen yükü artırarak rahatsızlığı tetikleyebileceğini belirtti.

Belirtiler ve tanı

En sık görülen belirtinin dirseğin dış kısmında ağrı olduğunu vurgulayan Serin, başlangıçta yalnızca zorlayıcı hareketlerle ortaya çıkan ağrının zamanla kavrama gücünde azalma, el bileğini kullanmada zorlanma ve ileri evrede hareket kısıtlılığı ile seyredebileceğini söyledi. Tanının çoğu zaman hastanın şikâyetlerinin dinlenmesi ve fizik muayene ile konulabildiğini belirten Serin, kısa süreli olgularda ultrason veya MR gibi ileri görüntülemeye genellikle ihtiyaç duyulmadığını ifade etti.

“Çoğu hastada ameliyat gerekmiyor”

Tedavide hedefin ağrıyı azaltmak, tendon dokusunun iyileşmesini sağlamak, dirsek fonksiyonlarını geri kazandırmak ve tekrarını önlemek olduğunu vurgulayan Serin, ameliyat dışı tedavilerin hastaların yaklaşık yüzde 95’inde başarılı sonuç verdiğini söyledi. Tedavinin genellikle aktivite düzenlemesi, istirahat ve kısa süreli iltihap giderici ilaçlarla başladığını aktaran Serin; soğuk uygulama, egzersiz programları, ortez kullanımı, fizik tedavi yöntemleri ve gerekli durumlarda enjeksiyonların da seçenekler arasında bulunduğunu belirtti. Sporcularda ise 6-12 hafta spora ara verilmesi, spora özgü germe-güçlendirme egzersizleri, doğru teknik ve uygun ekipman kullanımının tedavinin başarısını belirleyen unsurlar olduğu kaydedildi.

Haber: Abdurrahman REYHANLI

Aman dikkat! Kışla gelen Göz enfeksiyonlarına kesinlikle önlem alın!

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ