<h2>93 Günlük Saltanatın Sonu</h2> <div dir="ltr">V. Murad, amcası Sultan Abdülaziz'in bir darbeyle tahttan indirilmesinin ardından 30 Mayıs 1876'da padişah olmuştu. Ancak amcasının kısa süre sonra şüpheli şekilde ölmesi ve Serasker Hüseyin Avni Paşa'nın Çerkes Hasan tarafından öldürülmesi gibi art arda gelen sarsıcı olaylar, V. Murad'ın ruh sağlığını ağır biçimde etkiledi. Devlet işleriyle ilgilenemez hâle gelen padişah için dönemin doktorları çeşitli tedaviler denedi, fakat bir iyileşme sağlanamadı.</div> <div dir="ltr">Devlet adamları, iyileşme ihtimalinin kalmadığı kanaatine vararak V. Murad'ın akli dengesinin bozuk olduğuna dair bir hal fetvası hazırlattı. Bu fetva doğrultusunda V. Murad, tahtta yalnızca 93 gün kaldıktan sonra 31 Ağustos 1876'da hal'edildi (tahttan indirildi). Böylece Osmanlı tarihinde en kısa süre hükümdarlık yapan padişah unvanını aldı.</div> <h2>II. Abdülhamid Tahta Çıkıyor</h2> <div dir="ltr">Meşrutî bir yönetim kurulmasını isteyen Midhat Paşa ve Sadrazam Mütercim Rüşdü Paşa'nın, meşrutiyetin ilanı konusunda önceden anlaştığı Şehzade Abdülhamid, aynı gün 34. Osmanlı padişahı olarak tahta çıktı. Biat töreni Topkapı Sarayı'nda Kubbealtı'nda gerçekleştirildi; ardından deniz yoluyla Dolmabahçe Sarayı'na geçildi. II. Abdülhamid, 7 Eylül'de Eyüp Sultan'da kılıç kuşanarak tahta çıkışını resmen tamamladı.</div> <div dir="ltr">Yeni padişah, devletin oldukça buhranlı bir döneminde göreve başlıyordu: Bosna-Hersek ve Bulgaristan'daki ayaklanmalar, Sırbistan ve Karadağ ile süren savaşlar ve 1875'te ilan edilen mali moratoryum, II. Abdülhamid'i daha ilk günden ağır sorunlarla karşı karşıya bırakıyordu.</div> <div dir="ltr">V. Murad ise tahttan indirildikten sonra ailesiyle birlikte Çırağan Sarayı'na yerleştirildi ve ömrünün geri kalanını burada, zorunlu ikamet altında geçirdi.</div> <h5>Haber Merkezi</h5>