<div dir="ltr">Yeni bir akademik çalışma, bu zonun Türkiye topraklarındaki devamı olan Hacıpaşa Fayı'nı işaret ederek, olası bir kırılmanın sınırın güneyinde yüzyıllardır süren sessizliği bozabileceğini ve zincirleme bir deprem dizisini tetikleyebileceğini ortaya koyuyor.</div> <h2>Hacıpaşa Fayı Neden Bu Kadar Kritik?</h2> <div dir="ltr">Sözbilir fay zonunun Türkiye sınırları içindeki devamını Hacıpaşa, Yesemek, Sakçagöz ve Narlı fayları oluşturuyor. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş-Antakya depremlerinde Narlı Fayı ile Doğu Anadolu Fayı arasındaki bölüm kırılmıştı. Kuzey Anadolu Fayı'ndaki geçmiş kırılma dizilerinden yola çıkan yeni çalışma Hacıpaşa Fayı'nın kırılması durumunda enerjinin doğrudan güneydeki komşu segmentlere aktarılabileceğini gösteriyor.</div> <h2>600-900 Yıllık Sessizlik ve "Domino Etkisi"</h2> <div dir="ltr">Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Erhan Altunel'in de içinde yer aldığı araştırma ekibi, Hacıpaşa Fayı'nın güneyindeki segmentlerin 600 ila 900 yıldır sismik durgunlukta olduğunu belirledi. Çalışmaya göre bu durgunluk tek bir fayla sınırlı kalmayan bir "domino etkisi" riski taşıyor. Antakya'dan başlayıp batı Suriye, Lübnan, İsrail, Ürdün ve doğu Mısır'a kadar uzanan yaklaşık 800 kilometrelik fay zonunun tamamı, büyüklüğü 7'yi aşabilecek bir deprem dizisine karşı önemli sismik tehlike altında.</div> <h2>Kilis ve Gaziantep Bu Tabloda Nerede Duruyor?</h2> <div dir="ltr">Kilis, tam da bu hattın Türkiye'ye giriş noktasında, sınırın sıfır çizgisinde yer alıyor. Sanayi kapasitesiyle bölgenin can damarı olan Gaziantep de aynı hattın hemen kuzeyinde konumlanıyor. Araştırmacılar zon üzerinde ya da yakınında yaşayan toplam nüfusun Türkiye'nin güneyi, Suriye, Lübnan, İsrail, Ürdün ve Mısır'da yaklaşık 30 milyon kişiye ulaştığını, bölgenin kırılgan sosyoekonomik yapısının olası bir yıkımın etkisini daha da ağırlaştırabileceğini vurguluyor.</div> <h2>Uzmanlar Zamanlama Konusunda Ne Diyor?</h2> <div dir="ltr">Konuyla ilgili görüş bildiren diğer uzmanlar, Doğu Anadolu Fayı'nın yaklaşık 300 kilometrelik kısmının zaten kırıldığını, Ölü Deniz Fay Zonu'ndaki sismik boşluklarda ileride bir deprem beklenebileceğini ancak bu tür fay sistemlerinde depremler arası sürelerin çok uzun periyotlara yayıldığını belirtiyor. Bilim insanları bunun Türkiye'yi yakın vadede etkileyecek bir gelişme olarak görülmemesi gerektiğini ancak zonun taşıdığı uzun vadeli potansiyelin proaktif önlemleri zorunlu kıldığını ifade ediyor.</div> <h5>Haber Merkezi</h5>