İstanbul Kilis Vakfı yönetim kurulu üyeleri olarak aile tartışmalarının çocuklarda ne denli olumsuzluklar yarattığı konusunda bir araştırma yaptık. Böylesi bir tartışmada, anne babaların yapmış oldukları iki yanlış tutumlarına değinmek istiyoruz. İlki eşler arası kavgalarda, ne kadar üzgün ve öfkeli olursak olalım, bu duygularımızı çocuklarımıza kesinlikle yansıtmamamız gerekir. Diğeri ise anne baba olarak evi terketme gibi geç gelmelerin çocuklara ne denli zarar verdiğini de unutmamalıyız. <div> Aile tartışmalarında okul çağındaki çocuklar, tartışma ve boşanma kararının bütün karmaşasını anlamakta çok zorlanıyorlar. Hatta ayrılma kararının sorumlusu olarak kendilerini görebiliyor ve kendilerini suçlayabiliyor. Bunun yanı sıra, bazı çocuklar tamamen terk edilme korkusuna da kapılabiliyor. Bu terk edilme korkusuna çocuklar, ağlayarak tepki verdikleri de görülüyor.</div> Yine almış olduğumuz bilgilere göre, 6-11 yaş arası çocuklar boşanmanın ne demek olduğunu daha çok farkındadırlar ve üzüntülerini fiziksel ve duygusal olarak bir çok şekilde gösterebiliyorlar. Örneğin oyun, çocukların duygularını ifade edebilmelerinin en iyi yoludur. Oyuncaklar aracılığı ile çocukların kendini ifade ettiğini, neler yaşadığını, neler düşündüğünü ve neler hissettiğini anlamak mutlaka mümkün olabiliyor. Yaşı büyük olan çocuklar daha çok üzüntü duymaktalar. Hatta bu dönemde üzüntülerini birçok farklı şekilde gösterebiliyor, içe kapanabiliyor, sürekli ağlayabiliyor, anne bana olarak ne olduğunu sorduğumuz da, hiç bir şey olmadığını söylüyorlar. <div> Bu anlamlı araştırmalarımızla ilgili olarak gerçek bir aile tartışmasını yaşayan Vakfımız Denetleme Kurulu Üyesi Metin Mercimek, olaya bizzat şahit olmuş ve olayı duygulu bir formda kaleme almıştır. İki çocuklu bir aileyi anlatan bu güzel şiire geçmeden önce, Metin Mercimek’in sözlerine kulak verelim: “Mersin’de görev yaptığım yıllarda, iki çocuklu bir aile ile güzel bir dostluğumuz olmuştu. Görüşmelerimizde küçük de olsa tartışmalarına şahit oldum. Bir gün anne babanın yine tartışması neticesinde evlerine geç geldiklerini gördüm. Çocuklar ise okuldan eve dönmüş, ancak anne ve babalarını göremeyince, ruh halleri bozularak terk edilme korkusu yaşamıştı. İşte iki çocuğun bu perişan durumlarını görünce ben de duygulu anlar yaşadım ve bunu kaleme alarak “Ayrılık”isimli şiirimi hazırladım.” diye ifade etti. Şimdi Metin Mercimek’in kaleme aldığı ve aile tartışmasını içeren “Ayrılık” isimli şiirini hep birlikte görelim: AYRILIK OKULDAN GELDİK, EVİN İÇİNDE BOŞLUK NE BİR KARŞILAMA, NE İLGİ NE HOŞNUT VEDASIZ KÜSÜP GİTMEK OLUR MU BÖYLE? MATEME BÜRÜNDÜK BİZ İKİ ÇOCUK. ÇÖKMÜŞ SESSİZLİK BİR YAS GİBİ, GÜLEN AZ ARTIK KİMLERE YAPACAĞIZ KAVGA, NAZ BİZLERE SEVGİ VE GÜÇ VEREN SİZLERMİŞ BÜYÜNCEYE KADAR KALSAYDINIZ BİRAZ. ARAR OLDUK YEMEKTEKİ KAVGALARI UNUTULMAZ SOHBETLİ KAHVALTILARI HER ŞEY GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDEN GİTMİYOR BİTMEYEN TATLI, GÜZEL HATIRALARI. BİZE DARILSA DA GEÇİCİDİR BABAMIZ HER BİR KONUDA YAPICIDIR ANAMIZ İNANIN HER İKİSİNİ ÇOK ÖZLEDİK ÇOK ZOR OLACAK, BÖYLE BİR YAŞAMAMIZ. SİZDEN TATLI MİRAS KALDI ALIŞKANLIK GÖZLERDEN AKAN YAŞLAR, HEP ILIK ILIK NERDESİN ANNE, BABA, YETER GEL ARTIK! NEDİR BU ALLAH’IM, BİTMEYEN AYRILIK? 17 Mart 1993 Mersin Gerçek bir yaşam olayını anlamlı şiiriyle dile getiren Vakfımız Denetleme Kurulu Üyemiz Metin Mercimek’e teşekkür ediyor, Başkanımız Yaşar Aktürk olmak üzere yönetim kurulu üyeleri olarak, tüm anne babaların çocuklarının yanında tartışmamalarını, evi terketmemelerini ve özellikle çocuklarımıza yeteri kadar özen gösterilmesini diliyoruz.</div>