DÜŞÜNCELERİMİZE RENK VEREN AY “EYLÜL AYI”


                                EYLÜL AYI

            SONBAHAR DÜŞÜNCEMİZE RENK KATAR
            KIRGINLIK AZALIR, DOSTLUKLAR ARTAR
            SABIRLA EYLÜL AYI BAŞLAYINCA
            SEVENLERİN KALBİ  COŞKUYLA ATAR.

            BİR TARAFTAN ILKBAHAR’I YAŞATIR
            YOĞUN YAĞMUR YAĞAR BİZİ ŞAŞIRTIR
            BİR BAKARSIN AŞK RÜZGARI ESTİRİR
            ŞAİRLERİ İLHAM İLE KUŞATIR.
                                                              Metin Mercimek
                                                                  “Eylül Ayı”

 
           Sonbaharı müjdeleyen Eylül ayı başlar başlamaz rengarenk yapraklar da kendini göstermeye başlar. Bunun yanı sıra okullar açılır, trafik yoğunlaşır, dersler ve sınavlar arka arkaya gelir. Ayrıca Eylül ayında hava durumunda da bir değişiklik olur. Örneğin, bir günün içinde birkaç farklı sıcaklık derecesine rastlamak da mümkün. O nedenle iklim yönünden bu ay kendine buyruk bir aydır. Çünkü artık yazın kavurucu sıcağı kalmamış, kışın soğukları da başlamamıştır. Eylül için ilim adamları hep şunu söylerler: "Eylül bir ay değil, başlı başına bir mevsimdir" diye ifade ederler.
            Eylül ile başlayan sonbahar, şairlerin, yazarların, hatta aşkın mevsimidir. Eylül ayını kimileri hüzün ayı, doğa renginin çöküşü ayı olarak tanımlamış olsalar da ona yapılmış en büyük haksızlık olarak yorumluyorum. Eylülü hüzünlü yapan birçok nedenler vardır. Birincisi, geride kalan yaz günlerine özlem duymamız, ya da bitmiş olan bir yaz aşkının birden azalması olabilir. Kim bilir belki de yaprakların dökülmesi, görsel bir etki yaratmakta ve bizleri hüzne davet etmekte. Belki de günlük yaşantımızda önümüze çıkan birçok olumsuzlukların içimizde yarattığı bir bahanedir. O nedenle bahaneleri bertaraf ederek içimizi sevgi yumağına dönüştürelim. Çünkü Eylül ayının gelmesiyle hayat daha da canlanmakta ve güzellikler ise hayatımıza akmaya başlamaktadır.

          Ayrıca Eylül ayı tatlı yaz rehavetinden yavaş yavaş çıkış zamanıdır. Telaşların, hayallerin, vedaların ve bu arada yağmur kokusuyla haz duyduğumuz bir aydır. Bu ayda umutlar daha daha kabarmaya başlar. Özellikle yeniye, değişime adım atılması için bir hazırlık dönemidir. Yani akışa teslim olarak değişmek ve yeniliğe kapıları açmak, bir bakıma normale dönüş vakti demektir. Zaten Eylül ayı içinde geçirdiğimiz inişli çıkışlı zor günlerde normale dönmemiz de gerekir.

           Nasıl ki, Nisan ayı ilkbaharın müjdecisi ise, Eylül de sonbaharın başlangıcı, serin havaların, gelmesi ve mis gibi yağmurların başlangıcıdır. Aynı zamanda en romantik, en huzurlu aylardan biri olup, sonbaharın müjdecisidir. Daha doğrusu bitişlerin ve başlangıçların, geçişlerin, yenilenmenin bir ayı olduğu için, doğanın tüm renklerini önümüze sererek, bizlere güzele doğru sevk eder. Özellikle bu konuda şair, bestekar ve yazarlara doyulmaz bir ilham verir.

           Madem ki Eylül ayı, bizleri bir değişime zorluyor, o zaman bizler de yeniden hayata başlamak için bir fırsat görüp, yeni başlangıçlar yapmanın tam zamanıdır. Öyleyse bu zaman içinde ne yaz mevsimini ne de sonbahar mevsimini hissetmemize gerek yoktur. Çünkü yazın kavurucu sıcaklığı kalmamış, kışın soğukları da henüz başlamamıştır. O nedenle Eylül ayının kıymetini iyi bilelim ve kendimizi yenileyelim. Unutmayalım ki, her yenilik bizleri daha güzel düşünmeye sevk eder.