Kalp ve damar hastalıklarının önemli bir bölümünün sağlıklı yaşam alışkanlıkları, erken tanı ve düzenli sağlık kontrolleriyle önlenebileceğine dikkat çekildi. 29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla vatandaşlara “Belirtileri fark edin, kalbinizi koruyun” çağrısı yapıldı.
Kalp ve damar hastalıkları, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de en önemli ölüm ve hastalık nedenleri arasında yer almaya devam ediyor. Ancak bu hastalıkların önemli bir bölümünün sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi, risk faktörlerinin erken dönemde belirlenmesi ve etkili tedaviyle önlenebileceği veya geciktirilebileceği belirtildi.
Kalbinizin Ritmini Kaçırmayın
Kalp ve damar hastalıklarına yönelik farkındalığı artırmak ve toplumda kalp sağlığını korumaya yönelik davranışların geliştirilmesini sağlamak amacıyla her yıl 29 Eylül Dünya Kalp Günü olarak kutlanıyor.
Dünya Kalp Federasyonu tarafından geçtiğimiz yılın temasının devamı niteliğinde belirlenen bu yılın teması ise “Kalp Ritmini Kaçırma, Belirtileri Fark Et” oldu.
Tema kapsamında kalp ve damar hastalıklarının belirtilerinin göz ardı edilmemesi, risk faktörlerinin zamanında kontrol altına alınması ve kalp sağlığının korunması için bireylerin, sağlık çalışanlarının ve karar vericilerin birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çekiliyor.
Kalp Sağlığı Hayat Boyu Korunmalı
Kalp ve damar hastalıklarının yalnızca ileri yaşlarda görülen hastalıklar olmadığı belirtilirken sağlıksız beslenme, fiziksel hareketsizlik, tütün kullanımı, aşırı tuz tüketimi, obezite, hipertansiyon, diyabet ve yüksek kolesterol gibi risk faktörlerinin yaşamın erken dönemlerinden itibaren kalp sağlığını olumsuz etkileyebildiği ifade edildi.
Özellikle hipertansiyon başta olmak üzere birçok kardiyovasküler risk faktörünün uzun yıllar herhangi bir belirti vermeden ilerleyebildiğine dikkat çekildi.
Göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, efor kapasitesinde azalma, ani gelişen güçsüzlük veya konuşma bozukluğu gibi belirtilerin zamanında fark edilmemesi durumunda kalp krizi, inme ve kalp yetersizliği gibi ciddi sonuçlarla karşılaşılabileceği belirtildi.
Bu nedenle düzenli sağlık kontrolleri ve erken tanının kalp sağlığının korunmasında kritik öneme sahip olduğu vurgulandı.
Koruyucu Sağlık Hizmetleri Ön Planda
Sağlık Bakanlığı tarafından kardiyovasküler hastalıkların önlenmesine yönelik çalışmaların koruyucu sağlık hizmetleri yaklaşımı doğrultusunda sürdürüldüğü bildirildi.
Bu kapsamda birinci basamak sağlık hizmetlerinde kardiyovasküler risk değerlendirmeleri yapılırken hipertansiyon, diyabet ve dislipidemi gibi risk faktörlerinin erken tanısı ve etkin yönetimi destekleniyor.
Tütün kullanımının önlenmesine yönelik çalışmalar sürdürülürken sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite alışkanlıklarının geliştirilmesi de teşvik ediliyor.
Aynı zamanda toplumun sağlık okuryazarlığının artırılması amacıyla eğitim ve farkındalık çalışmalarının gerçekleştirildiği belirtildi.
Kalp sağlığının korunmasının yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi edilmesini değil, hastalık gelişmeden önce risklerin azaltılmasını esas alan bütüncül bir yaklaşım gerektirdiğine dikkat çekildi.
Kalbinizi Korumak Sizin Elinizde
Kalp ve damar hastalıklarından korunmak için vatandaşların tütün ve tütün ürünlerinden uzak durması, sağlıklı ve dengeli beslenmesi, günlük yaşamda fiziksel aktiviteyi artırması ve ideal vücut ağırlığını koruması tavsiye edildi.
Kan basıncı, kan şekeri ve kolesterol düzeylerinin düzenli olarak kontrol ettirilmesi, hekim önerilerine uygun tedavi ve ilaçların aksatılmadan kullanılması gerektiği belirtildi.
Vatandaşların aile hekimlerine başvurarak kardiyovasküler risk değerlendirmesi yaptırmaları ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinden sağlıklı hayat danışmanlığı almalarının da önem taşıdığı ifade edildi.
Göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı veya inme belirtilerinin ortaya çıkması durumunda ise vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği vurgulandı.
“Belirtileri Fark Edin, Kalbinizi Koruyun”
Kalp ve damar hastalıklarının önemli bir bölümünün önlenebilir risk faktörlerinden kaynaklandığına dikkat çekilerek sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesiyle hem bireysel yaşam kalitesinin artırılabileceği hem de toplumdaki hastalık yükünün önemli ölçüde azaltılabileceği belirtildi.
29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla vatandaşlara kalp sağlıklarını korumaları, düzenli sağlık kontrollerini yaptırmaları ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını günlük hayatlarının bir parçası hâline getirmeleri çağrısında bulunuldu.
Kalbinizin ritmini kaçırmayın…Belirtileri fark edin, kalbinizi koruyun…Sağlıklı bir gelecek için bugün harekete geçin…
Haber Merkezi