<div> Bir toplantıda veya herhangi bir konu üzerinde tartışma yapıldığı zaman, ses kısıklığını yaşıyor ve huzursuz olabiliyoruz. Özellikle sohbet edemiyoruz, espri yapamıyoruz ve düşüncelerimizi karşı tarafa aktaramıyoruz. Bu arada şarkı hiç söyleyemiyoruz. O nedenle sesi kısıklığına önem vermemiz gerekir. İstanbul Feneryolu’da katılmış olduğum bir seminerde, “Ses kısıtlığı” (Larenjit) ele alındı. Seminerde herkes gibi benim de ilgimi çok çekti, bende bu konuyu ele alarak yeteri kadar bilgi topladım. Öncelikle ses kısıtlığı nedir? Bunu birlikte görelim. Ses kısıklığı (larenjit), bir nevi ses tellerinin ya da larinksin enfeksiyonu olarak tanımlanmaktadır. Ses kısıklığı kısa ya da uzun süreceği gibi sesler de kalın ve çatallı bir şekilde çıkmaya başlar. İlk başladığında rahatsızlık bir hafta içerisinde iyileşmekte, ancak kronik belirtiler ise iki haftayı geçebilmektedir. Ses kısıklığının nedenlerine gelince, tahriş ilk sebeplerin başında gelmektedir. Özellikle alerji ya da sigara sonucunda ses kısıklığı oluşabiliyor.diğer nedenleri de şöyle sıralayabiliriz. Sesin bilinçsiz kullanılması: Heyecan yaratan müsabakalarda (Örneğin bir futbol maçını seyrederken) tezahüratların bağırarak yapılmasından kaynaklanmaktadır. Reflü Hastalığı: Mide asidi ve asitli içeceğinin yemek borusundan yukarıya doğru kaçarak ses tellerinin tahriş etmesi durumudur. Soğuk algınlığı ve grip: Soğuk algınlıkları da ses kısıklığını ortaya koyan en sık sebeplerden biridir. Bu konuda aldığım bilgilere göre en kronik ses kısıklığının nedeni ise, reflü hastalığıdır. Reflü, mide içindeki asit ve benzeri sindirim emzimlerinin yemek borusuna kaçmasıyla ortaya çıkmaktadır. Bu kaçak, yemek borusunun üst kısımdan geçerek gırtlağı etkileyebilmektedir. Bu durumun ses tellerine zarar vermesi kronik ses kısıklığı reflünün yanı sıra; ses tellerindeki sinir hasarları, yaralar, polipler veya nodüller gibi daha ciddi problemlere bağlı olarak da görülebilmektedir. Daha sonra, ses kısıklığı ile ilgili olarak beslenme düzenine geçildi. Bu konuda bir açıklama yapan uzman ise şunları dile getirdi: “Kronik ses kısıklığının altta yatan nedenini bulmaya yönelik daha uzun soluklu bir tedavi gerekmektedir. Reflüden kaynaklanan kronik larenjit tedavisinde, antireflü ilaçlara ek olarak acılı, baharatlı, domatesli yiyeceklerden uzak durulması, çay- kahve tüketiminin mümkün olduğunca azalması, uyumadan en az 2 saat önce bir şey yenilip içilmemesi önerilmektedir. Ses tellerinde nodül, polip be benzeri problemlerin neden olduğu kronik larenjit ses eğitimi ve terapisi gerektirebilir. Ayrıca cerrahi müdahale gerektirebilir. Ses kısıklığı seminerinde en çok üzerinde durulan nokta ise, ses kısıklığının kesinlikle ihmal edilmemesi gereken bir bulgu olduğunu, ancak bunun kendi kendine geçer diye beklememek gerektiği üzerinde duruldu. Unutmamamız gerekir ki, ihmal edilen her türlü sağlık koşulları iyi sonuç vermez. Her şeyin başı sağlıktır.</div>