ÖFKELENMEDEN SINIR KOYMANIN 5 ALTIN KURALI

ÖFKELENMEDEN SINIR KOYMANIN 5 ALTIN KURALI

Öfkelenmeden sınır koyabilmenin özü, sınırı çocuğa karşı bir yarış halinde değil ona çerçeve olarak görmekten geçer. "Öncelikle sınır koymanın başlangıç yaşı nedir?" sorusunun cevabı aslında belki sizi şaşırtabilir ama bebeklik döneminde başlar.

Çocuk dünyaya geldiğinde ilk çizeceğiniz sınır, güven ve bağlanmadır. Burada atlatılan sağlıklı yolculuk, ebeveynlik sürecine oldukça güçlü başlamanızı sağlar. İkinci adım ve ebeveynleri en zorlayan kısım ise özerklik dönemi, yani iki ile dört yaş arasıdır. Her çocuk burada "ben yapabilirim" gücünü kendinde görür ancak ebeveyn tutumunuza göre sınırları ya çok güzel çerçeveler ya da yok edersiniz.

  • Eğer koruyucu veya otoriter bir tutum sergiler ve çocuğun atacağı adımları siz yaparsanız, çocuk burada engellenmiş hisseder ve artık koyacağınız sınırda güvendiği ancak reddedici ebeveyn olursunuz. Burada iki ebeveynin de aynı tutumda olması çok önemlidir. Eğer olmazsa çocuk daha ılımlı tavrı bulur ve sınırlar artık geçersiz sayılır.

  • Eğer ilgisiz, kayıtsız ebeveyn olursanız çocukta artık "sevilmiyorum, umursanmıyorum" etkisi yaratırsınız ve sizin kurallarınızdan çıkmak istemez; sürekli kendini size göstermek ister. Bu da sağlıksız sınırdır.

UNUTMAYIN! Bu iki dönemde koyacağınız sağlıklı sınırlar sayesinde çocuğunuzun hem kendini rahatça ifade edebilir hale gelmesini sağlar hem de sosyal anlamda doğruyu yanlışı ayırt etme gücünü artırırsınız.

PEKİ SAĞLIKLI SINIR NASIL KOYABİLİRİZ?

1) Çocuğun hissettiği her duygu kabul edilebilir ama her davranış kabul edilemez. Çocuğa sınır koyarken öncelik vurgunuz "duygunu kabul ediyorum" olmalıdır. Böylece çocukta öfke minimize edilir. Sonra davranış değişikliğinden bahsederiz ve son adım alternatif sunmaktır.

  • Örnek: "Şu an bu oyunu oynamaktan çok zevk alıyorsun farkındayım. Ancak yemek saatimiz geldi ve sofraya gitmeliyiz. Yemeğini bitirdikten sonra istersen seninle beraber oynayabilirim."

2) Uzun açıklamalardan kaçının ve ses tonunuzda sakin kalın. Uzun açıklamalar, nasihatler zihinde yer etmez. Bu da bir yerden sonra sizi öfkelendirir. Onun yerine ondan ne istediğinizi açık ve net olarak ifade edin ve anlamasını bekleyin.

  • Örnek: "Tabletle oynamak istiyorsun biliyorum ama tabletle çok oynamak sana zarar verir o sebeple oynamanı istemiyorum" yerine, "Tablet'le uzun süre oynadığında olumsuz etkilendiğini görüyorum, o sebeple bunun için süre sınırı koymalıyım." deyin.

3) Sürekli "hayır" demekten kaçının. Onun yerine doğru davranışı ifade edin.

  • Örnek: "Evin içinde topu sesli oynama" yerine, "Evin içinde topla daha sakin oynamalısın."

4) Seçenek sunun. Çocuğa seçenek sunmak, onun zihninde "bana saygı gösteriyor" hissini uyandırır ve o da size saygı gösterir.

  • Örnek: "Bugün dışarıya çıkarken ne giymek istersin, çiçekli olanı mı bulutlu olanı mı?"

5) Çocuğun davranışı değişse bile siz sınırda kararlı olun. Söylemlerinizi onun davranışına göre şekillendirirseniz istenmeyen davranışı yapmaya olan tutumu giderek artar.

  • Örnek: "Ağlıyorsun şu an biliyorum ama şu an eve gitmemiz gerekiyor. Park süremiz bitti, ağlaman bunu değiştirmeyecek."

Sevgili ebeveynler, günümüzde en çok zorlandığınız kısım sınır koyabilmek. Unutmayın ki her çocuk özel ve biricik olduğu gibi, siz de özel ve biriciksiniz. Ebeveynlik yolculuğunuzda destek almak isterseniz bize ulaşabilirsiniz.

Özel KÇ Psikolojik Danışma Merkezi Psk. Dan. Kübra Çavuşoğlu

İletişim: 0533 311 0079

Sosyal Medyamız: @pd.kubracavusoglu