<div> Bilindiği üzere hemen hemen tüm yerleşim bölgelerinde, yeşil alanlar, parklar yok edilerek AVM haline getirilmektedir. O nedenle, İstanbul’un bazı yörelerinde boş kalmış arazilerin duyarlılık gösteren insanlar tarafından ele alınıp, imece usülü ile park haline getirildiğine şahit oldum. Örneğin sokakta kullanılmayan küçük bir alanı parka dönüştüren tasarımcılar ve mahalle halkı, bu alanı temizledikten sonra çim ekerek yeşillendirmişler. Bunun yanı sıra, araba lastiklerinden saksı yaparak çiçek ve ağaçlara yer vermişlerdir.</div> <div> Artık yerleşim bölgelerinin her tarafı beton yığınına dönüşmüş, yeşil alanlar ve ağaçlar yavaş yavaş yok olmaya başlamıştır. Bunun üzerine tüm canlı hayvanlarda dağlara, ormanlara, yani şehir dışına yerleşmişler. Böylece kuşları göremez ve kuş seslerini işitemez olduk. Oysa kuş sesleri, sadece çocukları değil, hepimize huzur ve ilham verirler. Aynı zamanda kuşlar, stresimizi yok eden ve bizleri hayata bağlayan sevimli canlılardır. Çevremize bir göz attığımız zaman, kaç kuşa rastlayabiliyoruz veya kaç kuş sayabiliyoruz? Ancak açlık halinde kıvranan kargaları, insanlar tarafından bir gelenek haline gelen camii meydanlarında yemlenen güvercinleri, İstanbul'da Anadolu yakasından Avrupa yakasına vapurla geçişte martıları ve tek tük ağaçlara rastladığımız yerlerde de serçeleri görmekteyiz. Oysa dengeli bir doğanın düzeni sürüp gitmiş olsa, daha doğrusu yapılaşma ile taş ve bina yığını bir yaşam olmasa, ağaçlar üstünde bülbül sesini de duyarız, yavru sincapa da rastlarız. İstanbul gibi büyük bir şehirde yaşayan insanlar, kuş seslerini ancak İstanbul Boğazı'ndaki Emirgan Koruluğu'nda ve Kadıköy Validebağ Korusu'nda (Adile Sultan Korusu) duyabilirler. Doğal Sit alanı olan Validebağ Korusu, Anadolu yakasının ikinci en büyük yeşil alanıdır. Anıt ağaçlar da dahil olmak üzere, yaşları 15 ile 400 arasında değişen 40'ı aşkın türdeki ağaç ve ağaçcık ile çok çeşitli bitki türleri bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, yüzü aşkın kuş türü ile türlü böcek, sürüngen, kaplumbağa, kirpi, sincap gibi bir çok hayvanlar, ekolojik bir denge içinde barınırlar. Unutmayalım ki, yaşam alanları kuşlar için daralmakta ve kente uyum sağlayan kuşların sayısı da gün gün azalmaktadır. Ayrıca yüksek binalar, elektrik hatları da yoğunlaşmakta. Bu yapılaşmalar kuşların ölüm sebepleri arasında yer almaktadır. Böylece tabiatın yok olması, insanlara da uzanacak ve yıkıcı sonuçlar doğuracaktır. İşte ormanlarımızı, ağaçlarımızı koruyalım, yok etmeyelim ki, içimizden huzur ve kulaklarımızdan kuş sesleri eksik olmasın. Düşünen varlık olarak bizler, yaşadığımız ortamda kuş seslerini hep duymak istiyoruz.</div>