MADEM Kİ MİSAFİRİZ, ÖYLEYSE TOPLUMA HİZMET EDELİM

          MAL SAHİBİ, MÜLK SAHİBİ
          HANİ BUNUN İLK SAHİBİ
          MALK DA YALAN MÜLK DE YALAN
          VAR BİRAZ SEN DE OYALAN.
                                                              Büyük Düşünür ve Şair Yunus Emre

           Bu dünyada sahip olduğumuz her şeyin geçici olduğunu ve öbür dünyaya bizlerle birlikte gitmediğini, Büyük Düşünür ve Şairimiz Yunus Emre ne güzel ifade etmiş. Unutmayalım ki, yaşam sürecimizde, mal mülk edinmek değil, başka insanlara hizmet etmek ve onlara değer vermemiz gerekir.

Metin Mercimek 

          Para her insanın arzu ettiği bir değerdir. Ancak insanlar parayı elde ederlerse tüm sıkıntılarının biteceğini, huzur ve mutluluk içinde yaşayacaklarını zannederler. Oysa para, doğrudan doğruya bir değişim aracıdır. Ayrıca para kendi başına bir zenginlik kaynağı olmadığı gibi, mutlak ve mutlak bütün dertleri çözebilen bir yeteneğe de sahip değildir. Daha doğrusu para bazı dertleri çözebilirse de, çoğunluğa çare olamaz. Ama insanların başlarına binbir dert açmada çok büyük marifetleri vardır.

          O nedenle, para sahibi olan insan hemen ilgi çeker. Çevresinde bulunanlar, kendinden çok parası üzerinde planlar kurar, girişimler bile yaparlar. Bu girişimler, parası olan insanın başına türlü dertler açabilir.

Parayla ilgili o kadar söz ve hikâyeler var ki, hepsinde birbirinden güzel ve anlamlı. Bazıları parasıyla övünür ve bencilliği artar. Kimilerinin içinde zenginlik ve güç ifadesidir. Bazıları ise parayı çok iyi yönetir, hem kazanır hem de etrafına kazandırır. Yani paraya gerçek değerini verir. Böylece onunla ne övünür, ne de gösteriş yapar.

           Bir de insanların parayla olgunlaşma durumları vardır. Böyle bir düşünceye sahip olanlar yaşamını sadeleştirilmesi, parayı hayırseverlikte kullanırlar. Para bu şekilde iyi kullanıldığı zaman, kazanç gerçek amaçlarına ulaşır ki, para açısından bilgeliğe doğru alınan yol olur.

           Para kazanmak suretiyle bilgeliğe doğru adım atan insanlar, başarıyı sadece zengin olmada değil, gerçek bir insan gibi ruhsal, zihinsel, fiziksel gelişim yolu ile çok yönlü olarak görürler.

           Diğer taraftan paraya çok düşkün olup da para, mülk hesabıyla hayatı sınırlamanın ne kadar yanlış olduğunu hepimiz çok iyi bilmekteyiz. Özellikle sahip olduğumuz her şeyin geçici olduğunu, ölünceye kadar para biriktirerek değil, başka insanlara hizmet etmeyi düşünmeliyiz.

           Bazı ilim adamlarına göre, para karşısında tutumumuzun gerçek kişiliğimizi ortaya koyduğu da belirtilmektedir. Parayla bu ilişkiyi ölçmek için şu sorularla kendimizi inceleyebiliriz: Birincisi, “paraya düşkünlüğünüz var mı?” İkincisi, “para veya onu getiren iş için evimizden, çocuklarımızdan, kendi sağlığımızdan ve önemli değerlerimizden feragat ediyor muyuz?”

          İşte bizler, bu dünyada çözülemeyen bir misafirlik yaşamaktayız. Öyleyse bu misafirliğin önemini bilip, mel mülk edinmek yerine, insanlara hizmet etmemiz ve onları sevmemiz gerekmektedir.