TİCARETİN MERKEZİ “MERCAN (TAHTAKALE)"

         "Mercan denildiği zaman, ilk akla gelen Valide Han, Sümbüllü Han, Büyük Yeni Han, Caferiye Han, Kızılay Han gibi Bizans ve Osmanlı dönemine ait 50 civarında hanın barındırıldığını görmekteyiz.”



         Evlerimizde veya iş yerlerimizde kullanmakta olduğumuz bir çok araç ve gereçleri temin etmek için doğruca İstanbul Eminönü bölgesinde bulunan Mercan (Tahtakale) semtine gider ve alışveriş yaparız. "Aradığın her şeyin bulunacağı yer” olarak bilinen Mercan çarşısına girer girmez, insan yoğunluğu ile karşılaşır ve yürümenin zorluğunu yaşarız. Dükkan içi ve ön tezgahlarda, o kadar çok çeşitlilik göze çarpar ki, alışverişten çok seyretmeyi tercih eder ve de oradan ayrılmak istemeyiz.

         Ben de evimin  bir ihtiyacını temin etmek üzere Mercan (Tahtakale) çarşısına gittim. Her sokağı tarihi yapıtlarla süslü olan Mercan'ın bir "Hanlar Semti” olduğunu oraya varınca öğrendim. Karınca yuvasını andıran bu çarşıda,hem alışverişimi yaptım,hem doya doya dolaştım, hem de yeterince bilgi topladım.

         Almış  olduğum bilgilerle, tarihte "Hanlar Semti” olarak bilinen Mercan, günümüzde bu kimliğe uygun bir ticaretin yapıldığı yer olduğunu da gördüm. Kuruluşu Fatih Sultan Mehmet Dönemi'nde olmuştur. Burada Piri Mehmet Paşa Camii ya da Terşikçiler Mescidi adını taşıyan bir camii daha varmış. Ancak 1942 yılında yıkılmış. Evliya Çelebi'ye göre burada deri ve deriden mamul işler yapılırmış. Bu iş için 7 bekarhane bina ve yaklaşık 4000 kişi pabuççulukla iştigal etmiştir. Buradaki esnaf Kanuni Sultan Süleyman Dönemi'nde; kendi aralarındaki davalar için dahi idama kadar varabilecek hükümler verebilen bir teşkilat kurmuşlar. Hatta böyle bir infaza maruz kalan maktülü çarşının orta yerindeki Kümsek Dede'nin Mezarı civarında gömerlermiş. Öyle ki bu esnaf zümresinden şehir halkı hatta Yeniçerilerin çekindiği; Kanuni ve IV. Murat dönemlerinde iç huzursuzlukların bastırılmasında devlet erkanı kullanıldığı da rivayet edildiğini de söylenmektedir.

       Mercan, Sultan Fatih'in yaptırdığı Eski Saray'a, Kapalı Çarşı'ya,Bab-ı Ali'ye,Sahaflar Çarşısı'na ve Darülfunun'a yakın olması dolayısıyla, bir ticaret merkezi olmasıyla birlikte, aynı zamanda seçkin kişilerin oturabileceği bir semt olmuştur. Buna şöyle bir örnek vereiliriz. II.ci Beyazıt dönemine kadar gelen Çandarlı İbrahim Paşa'nın kendi adıyla bilinen bir camisi bir de konağı olduğu bilinmektedir. Ancak bu konaklar da ünlü İstanbul yangınlarına maruz kalmıştır. Yine Tanzimat'ın ünlü paşalarından Ali Paşa, Mercan Camii civarında bir evde doğmuş İkbal Devri'nde buraya bir konak yaptırmış, ancak o da kütüphanesiyle birlikte çıkan yangında yanmıştır.  Aynı arsa üzerine 1865'te Sultan Abdülaziz tarafından kendisine yeni bir konak yaptırılmıştır. Hediye edilen konak Ali Paşa'nın ölümünden sonra varislerine verilmeyerek Sultan Abdülmecit'in büyük kızı Fatma Sultan'a tahsis edilmiştir. Sultanlar binadan başka yere geçince burası Mercan İdadisi'ne dönüştürülmüş, ardından Harbiye Nezareti'ne geçen bina 1911'de yanmştır.

        Bu gün gerek tarihi yapıtlarıyla, gerek camileriyle, gerekse tarihi hanlarıyla Eminönü semtinin vazgeçilmez bir alışveriş merkezi olan Mercan(Tahtakale), denilebilir ki, İstanbul'un en yoğun ticaret merkezlerinden biridir.