Çanakkale: Bir Milletin Diriliş Destanı

Çanakkale Savaşı, Türk tarihine damga vurmuş, yalnızca bir askeri mücadele
değil; aynı zamanda bir milletin imanla, azimle ve fedakârlıkla yeniden
dirilişinin adı olmuştur. 111. yıl dönümünü idrak ettiğimiz bu büyük savaş,
asırlarca dünyaya hükmetmiş Osmanlı Devleti’nin adeta son büyük zaferi
olarak tarihe geçmiştir.

Mehmet Akif Ersoy’un ifadesiyle “Kimi yamyam, kimi Hindu, kimi bilmem ne
bela” diyerek tarif ettiği yedi düvelin karşısında; yokluk, kıtlık ve
imkânsızlıklar içinde vatanını savunan Anadolu insanının destansı
mücadelesidir Çanakkale. Metrekareye binlerce merminin düştüğü bu cephede,
250 bini aşkın vatan evladı—kınalı kuzular—gözünü kırpmadan şehadete
yürümüş, bu toprakları bizlere ebedî vatan kılmıştır.

Bu savaşın en çarpıcı sahnelerinden biri, Mustafa Kemal Atatürk’ün 19.
Tümen Komutanı olarak Conkbayırı’nda verdiği tarihi emirdir:
“Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum.”
Bu emir, sadece bir askeri taktik değil; aynı zamanda Türk askerinin
ruhunu, fedakârlığını ve vatan sevgisini ortaya koyan bir irade beyanıdır.
Askerler, birkaç dakika sonra şehit olacaklarını bilmelerine rağmen,
tereddüt göstermeden ileri atılmış ve tarihe altın harflerle yazılan bir
direnişe imza atmıştır.

İngiliz Başkomutanı Ian Hamilton, geri çekilmenin sebebini anlatırken Türk
ordusunun cesaretini ve Mustafa Kemal’in dehasını açıkça itiraf etmiştir.
Aynı şekilde İngiliz Başbakanı Winston Churchill de, tüm hesapların
yapıldığını fakat hesaba katılmayan tek şeyin Mustafa Kemal olduğunu
söyleyerek bu büyük zaferin ardındaki liderliği vurgulamıştır.

10 Ağustos 1915’te Conkbayırı’nda yaşananlar ise savaşın seyrini değiştiren
anlardan biridir. Mustafa Kemal Paşa’nın bizzat öncülük ettiği hücumda,
askerler “Allah Allah” nidalarıyla düşmana saldırmış; bu iman ve cesaret
karşısında düşman neye uğradığını şaşırmıştır. O anlarda bir şarapnel
parçası Mustafa Kemal’in göğsüne isabet etmiş, fakat cebindeki saat onu
mutlak bir ölümden kurtarmıştır. Bu hadise, savaşın ne denli çetin
geçtiğinin ve kader anlarının bir sembolü olmuştur.

Mustafa Kemal Atatürk, Çanakkale zaferinin sırrını şu sözlerle özetlemiştir:
“Çanakkale muharebesini kazandıran bu yüksek ruhtur.”

Gerçekten de Çanakkale, silahın gücünden çok imanın, teknolojiden çok
inancın ve sayısal üstünlükten çok ruh kuvvetinin zaferidir. Dün bu ruhla
kazanılan zafer, bugün de millet olarak ihtiyaç duyduğumuz en büyük güç
kaynağıdır.

Bu vesileyle, Çanakkale’yi bizlere vatan yapan aziz şehitlerimizi rahmet,
minnet ve şükranla anıyoruz.